DUYURU

Cumhuriyetimizin 100. yılı kutlu olsun! Gururla... // Çocuk ve Ergen Psikiyatristimiz Sn. Sebla Gökçe profesör kadromuza katıldı. // Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniğimizde tüm muayenelerimiz ücretsizdir. // Medikal Estetik Birimimiz hizmet vermeye başlamıştır.

Yenidoğan Sarılığı

Yenidoğan Sarılığı

Yenidoğan Sarılığı Nedir?

Yenidoğan sarılığı, bilirubin olarak adlandırılan ve cilde sarı rengine veren bir etkenin kanda yüksek oranda gözlemlenmesi sonucunda ortaya çıkan bir yeni doğal hastalığıdır. Bebeklerin doğumdan sonraki ilk 28 günü, yenidoğan dönemi olarak adlandırılır. Bu süreçte bebek, dış dünyaya yeni yeni adapte olmaya başlar. Adaptasyon sürecinde ise bazı olumsuzlukların ortaya çıkması son derece olasıdır. Bu uyumsuzluklardan biri olan yenidoğan sarılığı, erken doğan bebeklerde %80 oranında gözlemlenir. Sağlıklı bebeklerde ise bu oran %60’tır. Anlaşılacağı üzere oldukça yaygın bir yenidoğan hastalığı olan sarılık, çok büyük oranda birkaç hafta içerisinde kendiliğinden iyileşir. Yenidoğan sarılığı, çoğunlukla herhangi bir hastalığa bağlı olarak gelişmez. Bu sebepten dolayı fizyolojik sarılık olarak tanımlanır. Yenidoğan sarılık belirtisi ise daha çok bebeğin cildinde meydana gelen sarı renktir. Ayrıca bu sarı renk, gözün beyaz kısmında da gözlemlenir. Bulaşıcı değildir. Dolayısıyla yetişkin bireylere ya da bir başka bebeğe mikroorganizmalar aracılığıyla bulaşmaz.

Yenidoğan Sarılığının Nedenleri Nelerdir?

Bilirubin, kan içerisinde yer alan alyuvarların yıkımı sonucunda meydana gelen bir maddedir ve kanda bulunur. Parçalanan alyuvarlar, 120 günlük ömrünü tamamlayan kan hücreleridir. Normal şartlar altında karaciğerin görevlerinden biri kanda bulunan bilirubini filtrelemektir. Fakat bebeklerde henüz yenidoğan sürecinde karaciğer sağlıklı çalışmayabilir. Karaciğerin bilirubini filtreleyecek kadar gelişmemesi ya da yeterli düzeyde görevini yerine getirememesi halinde bebeklerde sarılık gözlemlenebilir. Dolayısıyla yenidoğan sarılığı, kandaki bilirubin oranının fazla olmasıyla gelişir. Ayrıca hemoraji ve enfeksiyon oluşumu da yenidoğan sarılığına neden olabilir. Yenidoğan sarılığının başlıca nedenleri genel hatlarıyla şu şekilde sıralanabilir:

  • Bazı enzimlerde eksiklik,
  • Anne ve bebek arasındaki kan uyuşmazlığı,
  • Bebeğin kanında enfeksiyon oluşması,
  • Anne sütünde yer alan bazı madde ve etkenlerin, bilirubinin atılmasını engellemesi,
  • Doğuştan oluşan safra yolu hastalıkları,
  • İç kanama,
  • Karaciğerde bozukluk ya da karaciğerin işlevini yerine getirememesi,
  • Viral ya da bakteriyel enfeksiyonlar

Bunların yanı sıra erken doğum da yenidoğan sarılığına neden olan faktörler arasında gösterilir.

Hangi Bebekler Risk Altında?

Yenidoğan sarılığı, her ne kadar bebeklerde yaygın olarak gözlemlenen bir sorun olsa da bazı bebekler diğerlerine oranla daha fazla risk altındadır. Bununla birlikte bebeğinizin sarılık olduğunu düşünmeniz halinde, derhal bir sağlık kuruluşundan ve uzman hekimden destek almanız gerekir. Özellikle iki haftadan fazla devam eden sarılık halinde, mutlaka bebek tedavi altına alınmalıdır. Yenidoğan sarılığı nedeniyle risk altında olan bebekler genel olarak şu şekildedir:

  • Düşük kilolu yenidoğanlar,
  • Erken doğan yenidoğanlar,
  • İyi beslenmeyen bebekler,
  • İlk kakasını geç yapan bebekler,
  • Diyabetli annenin bebekleri,
  • Doğum esnasında ya da hemen sonrasında kafa derisinin altında kanaması olan bebekler

Ayrıca, anne ve bebek arasındaki kan uyuşmazlığı da yenidoğan sarılığının riskini artıran önemli bir faktördür.

Yenidoğan Sarılığının Belirtileri Nelerdir?

Bebeklerde sarılık belirtileri, çoğunlukla doğumdan 2-4 gün sonra ortaya çıkar. Yenidoğan sarılığının en önemli bulgusu gözlerin beyaz kısmında ve cilt yüzeyindeki sararmalardır. Bununla birlikte sarılık olan bebek kakası beyaz renkte olabilir. Bu noktada yenidoğan bebeğinizin sarılık olup olmadığını test etmek için kullanabileceğiniz etkili bir yöntem vardır. Bebeğinizin cilt yüzeyine parmağınızla sert bir şekilde dokunup bırakarak sarılık testi yapabilirsiniz. Baskı yaptığınız yerde sarı renkte bir görüntü oluşuyorsa, yenidoğan sarılığından şüphelenebilirsiniz. Buna karşın yenidoğan sarılığı teşhisi, kesinlikle bir uzman hekim tarafından koyulmalıdır. Bu test, sadece olası belirtileri gözlemlemeniz halinde fikir sahibi olmanızı sağlayacaktır. Ayrıca söz konusu testi iyi ışık alan bir alanda yapmanız gerekir. Bununla birlikte yenidoğan sarılığının belirtileri genel hatlarıyla şu şekildedir:

  • Parmakla bebeğin cilt yüzeyine hafifçe yapılan baskı sonucunda sarı rengi açık bir şekilde gözlemlenmesi. Sağlıklı bebeklerde bu renk, cilt renginden daha açık tondadır.
  • Gün ışığında ya da floresan lamba altında bebeğin cilt yüzeyinde sarı tonunun gözlemlenmesi,
  • Bebeğin beslenme isteğinin düşük olması. Emme konusunda eğilim göstermemesi,
  • Normalde olması gerekenden daha fazla uyuması,
  • Karın, bacak ve kol bölgelerindeki sarı renk,
  • Yüksek ateş,
  • Halsizlik

Bebekte bu belirtilerin gözlemlenmesi halinde en yakın sağlık kuruluşundan ya da uzman hekimden destek alınmasında fayda vardır.

Yenidoğan Sarılığının Teşhisi Nasıl Konulur?

Yenidoğan sarılığına ilişkin testler, çoğunlukla bebeğin doğumundan hemen sonra yapılır. Bununla birlikte yenidoğan sarılığı şüphesi olmasında halinde teşhis, çoğunlukla hekim tarafından fiziki muayene ile yapılır. Bu noktada uzman hekim, yenidoğanın cilt rengini değerlendirir. Cilt renginde oluşan sararma, yenidoğan sarılığından şüphelenmek için en önemli bulgudur. Fakat yenidoğan sarılığının en belirgin ve net teşhisi kan tahlili ile yapılır. Yenidoğana yapılan kan tahlilinde bilirubin oranının yüksek olması halinde, yenidoğan sarılığı teşhisi koyulur. Ayrıca günümüzde farklı ülkelerde yenidoğanlara yönelik sağlık taramaları kapsamında sarılık teşhisi koymak adına farklı yöntemlerde kullanılmaktadır. Yenidoğan sarılığının en önemli nedenlerinden biri olan kan uyuşmazlığı, teşhis açısından önemli bir belirleyicidir. Bebek ve anne arasında AB0-RH kan uyuşmazlığı, bazı durumlarda yenidoğan teşhisi koymak için yeterli bir faktördür. Sarılık teşhisi kadar önemli olan bir diğer konu da sarılığın düzeyidir. Sarılığın düzeyi ise ancak, bebeğin topuk bölgesinden alınan kan yardımıyla yapılan kan testi ile belirlenebilir.

Yenidoğan Sarılığı Tehlikeli midir?

Yenidoğan sarılığı, henüz 28 gününü tamamlamayan bebeklerde oldukça yaygın olarak gözlemlenen bir sorundur. Çoğunlukla doğumdan sonra ilk hafta içerisinde gözlemlenir. Yine çoğunlukla herhangi bir ek tıbbi tedaviye gerek duyulmaksızın sarılığın iyileşmesi mümkündür. Buna karşın sarılık olan bebek, bazı durumlarda ciddi sağlık sorunlarıyla da karşı karşıya kalabilir. Bu tarz durumlarda mutlaka uzman hekim desteği alınmalıdır. Sarılığın tehlikeli olduğu durumlar, kandaki bilirubin miktarının çok yüksek düzeyde artması halleridir. Kandaki bilirubin miktarının çok fazla artması, aynı zamanda aşırı kan hücresi yıkımı anlamına gelir. Bu durum, patolojik sarılık olarak adlandırılır. Patolojik sarılık, yenidoğanlarda ciddi düzeyde tehlike oluşturabilir. Nadiren gözlemleniyor olsa da patolojik sarılık teşhisinin koyulması halinde, tedavi süreci hızla başlamalıdır. Gastroenteroloji bölümü, bu kapsamda tedavi süreci ve olası risklerin tespit edilmesi açısından değerlendirme sürecinde önemli bir göreve sahiptir.

Bebekte Sarılık Nasıl Geçer?

Yenidoğan sarılığı, genellikle herhangi bir tedavi gerektirmez. Doktor gözetiminde bebeğin karaciğerinin gelişmesi beklenir. Karaciğer gelişerek işlevini yerine getirir ve kandaki bilirubin miktarını dengeler. Yenidoğan sarılığı, her ne kadar çoğunlukla ek bir tedaviye ihtiyaç duymadan kendiliğinden iyileşse de özellikle patolojik sarılık teşhisinin koyulması halinde tedavi süreci hızla başlamalıdır. Bebeklerde sarılık tedavisi kapsamında günümüzde uygulanan birçok etkili tedavi yöntemi mevcuttur. Fototerapi bu yöntemlerden en yaygın olarak tercih edilenidir. Mavi-yeşil spektrum aralığında bir ışık yayan cihaz aracılığıyla uygulanan bu yöntem ile bebeğin kanında bilirubin miktarının azaltılması hedeflenir. Yenidoğan sarılığında bir diğer tedavi yöntem ise ilaçlı tedavidir. Farmakolojik ajan içeriğine sahip olan ilaçlarla bilirubin miktarının azaltılması amaçlanır. Yüksek düzeyde, şiddetli biçimde seyreden yenidoğan sarılığı ise daha çok kan değişimi yöntemi ile tedavi altına alınır. Kan tranfüzyonu olarak adlandırılan bu yöntem, yenidoğanın diğer tedavi yöntemlerine cevap vermemesi halinde tercih edilir. Yenidoğan sarılığı hakkında daha fazla bilgi almak ve detaylı tedavi süreci için doktorlarımızlistesinde yer alan uygun uzmanlarımızdan bilgi alabilirsiniz.

Doktora Sorun, Öğrenin