DUYURU

Cumhuriyetimizin 100. yılı kutlu olsun! Gururla... // Çocuk ve Ergen Psikiyatristimiz Sn. Sebla Gökçe profesör kadromuza katıldı. // Şubat ayı boyunca Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniğimizde tüm muayenelerimiz ücretsizdir. // Medikal Estetik Birimimiz hizmet vermeye başladı.

Anafilaksi Nedir?

Anafilaksi Nedir?

Anafilaksi bir tür alerjik reaksiyon tablosudur ve besin maddesi, çeşitli zehir veya ilaçların kullanımı sonrasında meydana gelir. Hayatı ciddi anlamda tehdit eden bu durum, acil müdahaleyi zorunlu kılar. Çoğunlukla arı sokması ya da yer fıstığı tüketimi gibi durumlar sonrasında ortaya çıkar. Anafilaksi şok, bağışıklık sistemi tarafından vücuda kimyasallar salınması nedeniyle meydana gelir. Bu tür durumlarda kişinin tansiyonu düşer. Bunun yanı sıra solunum yollarında daralma oluştuğundan kişi nefes alma konusunda zorluk yaşar. Bu nedenle vücut yeterli oksijeni alamayabilir.

Bifazik Anafilaksi Nedir?

Ciddi alerjik reaksiyonun özel bir türü olan bifazik anafilaksi, alerjik reaksiyonun iki aşamadan oluştuğu bir durumdur. İlk aşamada alerjiye maruz kalan kişide tipik anafilakside görülen semptomlar ortaya çıkar. Nefes darlığı, kaşıntı, deri döküntüleri bu aşamada sıklıkla görülen semptomlar arasında yer alır. İkinci aşamada ise ilk aşamada görülen belirtiler tekrar eder. İlk aşama sonrasında oluşan semptomlar bir süre sonra ortadan kalkar. Fakat ikinci aşamada tekrar ortaya çıkar. İkinci aşamada acil tıbbi müdahale gerekli olabildiğinden semptomların ortaya çıkması ile birlikte hasta ciddi bir şekilde gözlemlenmelidir. Gerekli durumda tıbbi müdahale gerçekleştirilmelidir.

Anafilaksinin Belirtileri Nelerdir?

Anafilaksi belirtileri son derece fazladır. Başlangıç belirtileri olarak dikkat çeken semptomları şu şekilde sıralamak mümkündür:

  • Nefes darlığı
  • Göğüs bölgesinde sıkışma veya rahatsızlık hissi
  • Bulantı ve kusma
  • Öksürük
  • Sersemlik
  • Yutkunmada zorluk yaşanması
  • Konuşurken dilin dolanması
  • Kaşıntı

Eğer anafilaksi tedavisi zamanında yapılmazsa hayati tehlikeye neden olabilir. Tedavinin gerçekleşmediği durumlarda ortaya çıkabilecek ciddi yan etkileri aşağıdaki gibi sıralanabilir:

  • Halsizlik
  • Tansiyon düşüklüğü
  • Ciltte kaşıntılı lezyonlar
  • Nabızda hızlanma
  • Kalp ritminde düzensizlik
  • Nefes alıp verme esnasında hırıltının oluşması
  • Yüz ve göz bölgesi başta olmak üzere vücudun farklı bölgelerinde yoğun ödem oluşumu
  • Solunum sisteminde fonksiyon kaybı
  • Kalbin durması
  • Şok

Bu tür belirtilerin ortaya çıkması, acil müdahalenin gerekli olduğunu ifade eder. Bu nedenle bahsi geçen belirtilerden herhangi birinin görülmesi durumunda uzman doktor desteği alınmalıdır.

Anafilaksinin Nedenleri Nelerdir?

Hastalığın oluşmasının nedenleri farklılık gösterebilmekle birlikte temel olarak bağışıklık sisteminin normalde alerjik reaksiyona sebebiyet vermeyen maddelere karşı aşırı tepki göstermesi hastalığın en bilindik nedeni olarak ön plana çıkar. Alerjinin tetiklenmesine neden olan durumlar değişiklik gösterebilir. Çocuklarda anafilaksi alerji tetikleyicileri arasında ceviz, fıstık, süt ve kabuklu deniz ürünleri önemli bir yer edinir. Yetişkinlerde ise tetikleyiciler çocuklarınkinden farklılık gösterebilir. Ceviz ve fıstık gibi gıda ürünlerinin yanı sıra aspirin, reçetesiz olarak satılan ağrı kesiciler, antibiyotikler, eşek ve bal arısı sokması; yetişkinlerde ciddi alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Bunun yanı sıra nadir görülmekle birlikte yürüyüş, aerobik egzersizler ve yoğun fiziksel aktivitelerden sonra da alerjik durum oluşabilir.

Anafilaksinin Görülme Sıklığı Nasıldır?

Hastalık üzerine yapılan araştırmalar, hastalığın görülme sıklığı ile ilgili veri elde edilmesini sağlamıştır. Dünya Sağlık Örgütü tarafından yayımlanan verilere göre normal popülasyonlarda alerjik reaksiyonun görülme sıklığı 100 bin kişide 50 ila 112 arasında değişiklik gösterir. Yaşam boyu hastalığın görülme sıklığı ise görülme sıklığının ise %0,3-5,1 arasında değişiklik gösterdiğini belirtmek olanaklıdır. Çocuklarda ciddi alerjik reaksiyon 0-4 yaş arasında çok daha fazla görülür. Anafilaksi ölüm oranı ise milyon kişide %0,35-1,06 arasında değişiklik gösterir. Türkiye’de ciddi alerjik reaksiyon görülme oranı için net veriler bulunmadığı için bu konuda kesin bilgi verilmesi mümkün olmayabilir.

Anafilaksi Tanı Kriterleri Nelerdir?

Anafilaksi tanı kriterleri, alerjik reaksiyonun net tanısının konulabilmesi için son derece önemlidir. Tanı, klinik belirtilere göre konulduğundan laboratuvar çalışması veya diğer tetkiklere başvurulmasına gerek bulunmaz. Vakalarda erken tanımlama oldukça önemlidir. Bunun temel nedeni, şok vakalarında semptomların ortaya çıkmasından sonraki 1 saat içinde ölümlerin meydana gelebilmesidir. Hastalık şüphesi ile acile başvuran kişiler için ilk olarak fiziksel muayene gerçekleştirilir. Fizik muayene sırasında hastaların akciğerleri dinlenir. Akciğerlerin sıvı toplama ihtimaline karşılık hırıltı sesinin varlığı akciğer dinlemesi ile tespit edilebilir. Bunun yanı sıra kişinin tıbbi öyküsü dinlenir. Hastanın daha önce alerjik reaksiyonlara maruz kalıp kalmadığı, hastanın tıbbi öyküsü ile keşfedilebilir. Bunun yanı sıra hastanın semptomları dinlenir ve semptomlar değerlendirilir. Tanı için tercih edilebilecek yöntemlerden bir diğeri, triptaz enzim düzeyinin biyokimyasal olarak incelenmesidir. Çünkü bu enzimin kan düzeyi alerjik reaksiyon sonrasında 3 saat içerisinde yükselir. Bu tür tanı yöntemlerine ek olarak sonraki süreçte deri ve kan testleri ile hastanın hangi alerjenlere duyarlı olduğu tespit edilmelidir. Böylelikle hastalığın tanısı çok daha rahat konulabilir.

Anafilaksinin Tedavisi Nasıl Olur?

Anafilaktik şok geçiren kişilerde tedavinin kısa sürede gerçekleştirilmesi son derece önemlidir. Tedaviye geç kalınması, hastanın hayatını kaybetmesine neden olabilir. Tedavi kapsamında ilk olarak hastanın havayolu güvenliği sağlanmakta olup ardından sıvı desteğinin verilmesi olanaklıdır. Ardından hastanın ciddi alerjik reaksiyon göstermesine neden olan durumlar analiz edilir. Bu aşamada hızlı hareket etmek oldukça önemlidir. Hastalığın tedavisinde epinefrin enjeksiyon tercih edilir. İlgili tedavi kalp fonksiyonunu ve kan basıncını dengeler. Bunun yanı sıra solunumu düzenler. Ayrıca alerjik durumda ortaya çıkan şişkinliğin de azaltılmasını sağlar. Tedavide enjeksiyon dozu oldukça önemli bir yere sahiptir. Çocuklarda dozun hesaplanabilmesi için çocuğun kilosuna bakılır. Tek enjeksiyon sonrasında hastaların büyük bir kısmında iyileşme meydana gelir. Bununla birlikte bazı hastalarda tek dozun yeterli olmaması da mümkündür. Bu tür durumlarda 5 ila 10 dakika aralıklarla enjeksiyonun tekrarlanması gerekli olabilir. Alerjik reaksiyonun belirtilerinin görülmesi halinde hızlı müdahale oldukça önemli bir durumdur. Bu nedenle alerjik durumun oluşması halinde aşağıdaki gibi sıralanabilen tedavi adımlarının gerçekleştirilmesi gerekir:

  • Öncelikli olarak kişinin bacakları gövde hizasından yukarıya kaldırılmalı ve hasta sırt üstü yatırılmalıdır.
  • Hastanın havayolu açık tutulmalıdır.
  • Hastanın oturur vaziyette olması ya da ayakta kalması hastanın hayatını kaybetmesine neden olabilir. Gebe hastalarda alerjik reaksiyonların görülmesi durumunda hastanın sol yana doğru yatırılması gerekir.
  • Hastanın uyarıcı ile teması derhal kesilmelidir. Örneğin arı sokması durumlarında iğne parçalanmadan çıkarılmalıdır. Bunun yanı sıra besine bağlı meydana gelen alerjik reaksiyonlarda hastanın ağız içi yıkanmalıdır.

Bu tür müdahaleler, hasta için hayati önem taşır. Bu nedenle müdahale sırasında doğru şekilde hareket etmek oldukça önemlidir.

Anafilaksi Nasıl Önlenir?

Anafilaksinin önlenebilmesini için ciddi alerjiye neden olan nesne ya da gıda ürünlerin uzak durulmalıdır. Anafilaksi dereceleri farklılık göstermekte olup bazı hastalarda son derece ciddi belirtiler ortaya çıkabilir. Bu nedenle alerjiye neden olduğu net bir şekilde tespit edilen nesne veya gıdalardan uzak durmak hastanın sağlığı açısından oldukça önemlidir. Belirli ilaçlar ya da tıbbi uyarıyı içeren bilezik ya da kolye takılması, alerjik durumun oluşmasını önleyebilir. Alerjiye neden olan durumlar arasında ısıran veya sokan böcekler yer alıyorsa, böceklerin yakınında iken çok daha dikkatli davranmak faydalı olacaktır. Uzun kollu gömlek veya kazak ile pantolon giymek, böceklerin vücut ile temasını önleyebilir. Anafilaktik şok belirtileri ortaya çıkması durumunda doktorlarımız listesinde yer alan uzman doktorlarımızdan destek alabilirsiniz.

Doktora Sorun, Öğrenin