DUYURU

Cumhuriyetimizin 100. yılı kutlu olsun! Gururla... // Çocuk ve Ergen Psikiyatristimiz Sn. Sebla Gökçe profesör kadromuza katıldı. // Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniğimizde tüm muayenelerimiz ücretsizdir. // Medikal Estetik Birimimiz hizmet vermeye başlamıştır.

Kabakulak

Kabakulak

Kabakulak Nedir?

Kabakulak, bir tür çocukluk çağı hastalığıdır. Viral bir enfeksiyon olan hastalık, yüksek ateş ile seyreder. Kulakların yakınında yer alan en büyük tükürük bezlerini etkileyen kabakulak, yüzün her iki tarafında ya da bir tarafta şişmeye sebebiyet verebilir. Hastalık, çoğunlukla 5 ila 10 yaş arasındaki çocuklarda görülür. Yetişkinlerde kabakulak görülme oranı son derece düşüktür. Hastalık sırasında genellikle parotis bezi tutulumu gözlenir. Bunun yanı sıra sinirsel yapılar ve öteki bezlerin de hastalıktan etkilenmesi mümkündür. Kabakulak hastalığı tedavisi için kesin bir yöntem bulunmaz. Genellikle uygulanan tedavi yöntemleri, hastalık belirtilerinin minimize edilmesini içerir. 

Kabakulak Neden Olur?

Kabakulak neden olur sorusu kapsamında hastalığın bir tür RNA virüsü olan kabakulak nedeniyle ortaya çıktığını belirtmek mümkündür. Özel bir virüs ile yanakta yer edinen tükürük bezi iltihaplandığında hastalık ortaya çıkar. Hastalık için çeşitli risk faktörleri mevcuttur. Bu faktörler genel hatlarıyla şu şekilde sıralanabilir:

  • Uluslararası seyahatte bulunmak
  • Bağışıklık sistemi güçsüzlüğü
  • Yurt gibi son derece kalabalık ortamda bulunmak
  • Virüse karşı aşılanmamış olmak

Bu tür durumlarda hastalığın görülme oranı çok daha yüksektir. Dolayısıyla kişilerin kendilerini koruması adına risk faktörlerinden uzaklaşmaları oldukça önemlidir. 

Hastalık daha çok bebek ve çocuklarda görülür. Bu nedenle hastalığın bebek ve çocuklardaki gelişimini incelemek oldukça önemlidir. Genellikle bebek ve çocuklarda hastalığın seyri birbirine çok benzerdir. Hastalığın çocukluk çağlarında geçirilmesi, oluşabilecek komplikasyonların azalmasına katkıda bulunur. Bununla birlikte ilerleyen yaşlarda görülen hastalık, farklı komplikasyonların ortaya çıkmasına neden olabilir.

Hastalığın ciddi komplikasyonları arasında, iç kulakta bulunan ve salyangoz olarak adlandırılan organın iltihaplanması sonucunda meydana gelen sağırlıktır. Bunun yanı sıra, hastalık sonrasında görülebilen komplikasyonlar genel hatlarıyla şu şekilde sıralanabilir:

  • Baş ağrısı
  • Ense sertliği
  • Kusma
  • Mide bulantısı

Bu tür komplikasyonlar, kişinin kaliteli yaşantısını sekteye uğratabilir. Dolayısıyla hastalığın erkenden teşhis edilmesi ve tedavi uygulamalarına kısa sürede başlanması bir hayli önemlidir. 

Kabakulak Nasıl Bulaşır?

Kabakulak, temel olarak insandan insana bulaşabilen bir rahatsızlıktır. Bu nedenle hastalığın görüldüğü kişilerin tedavi boyunca diğer insanlardan uzak kalması son derece önemlidir. Tükürük bezlerinde ağrı ve şişme başta olmak üzere kabakulak belirtileri oldukça fazladır. Bu semptomlarla anlaşılabilen rahatsızlığı bulunan kişiler, şu durumlarda diğer insanlara hastalığı bulaştırabilir:

  • Enfekte bir kişi ile tabak ve çatal bıçak gibi mutfak aletlerinin ortak bir şekilde kullanılması
  • Hapşırma ya da öksürme yolu ile yayılan virüslerle temas halinde olunması
  • Enfekte kişi ile öpüşmek
  • Enfekte olan kişi ile yiyecek ya da içecekleri paylaşmak
  • Enfekte kişi ile fiziksel temasta bulunmak

Bu ve bunun gibi hususların tamamı, hastalığın insanlar arasında yayılmasına neden olabilir. Dolayısıyla enfekte olmuş kişilerin tedavi süreci boyunca diğer insanlardan uzak tutulması, salgın hastalık oluşumunun önlenmesini olanaklı hale getirir. 

Kabakulak Belirtileri Nelerdir?

Kabakulak çoğunlukla çocuklarda görülebilen bir sağlık sorunudur. Fakat zaman zaman yetişkinlerde de görülmesi olanaklıdır. Dolayısıyla çocuklarda ve yetişkinlerde belirtiler farklılık gösterebilir. Yetişkinlerde kabakulak belirtileri şu şekilde sıralanabilir:

  • Ateş
  • Halsizlik
  • Baş ağrısı
  • Yanaklarda şişme
  • Çenede hassasiyet

Çocuklarda kabakulak belirtileri ise aşağıdaki gibi sıralanabilir:

  • Genel vücut ağrıları
  • Yorgunluk
  • Halsizlik
  • Mide bulantısı
  • Hafif ateş
  • İştah kaybı

Bu tür belirtiler, hastalığın ilk aşamasında ortaya çıkar. Dolayısıyla hastalığın ilerlemesi, semptomların da şiddetlenmesine neden olabilir. Hastalarda görülmesi mümkün kılan belirtiler arasında şunlar da yer alır: Ağız kuruluğu, çiğneme güçlüğü, eklemlerde ağrı oluşumu, hafif karın ağrısı, şişliğin olduğu yüz bölgesinde ağrının meydana gelmesi.

Bebeklerde kabakulak belirtileri, genellikle çocuklardakiyle benzerdir. Bahsi geçen semptomların görülmesi halinde uzman doktor kontrolüne gidilmesi ve bir an önce tedaviye başlanması oldukça önemlidir.

Kabakulak Tanısı Nasıl Konur?

Kabakulak tanısı, tedavinin doğru bir şekilde gerçekleştirilebilmesi açısından önemlidir. Dolayısıyla tedavi öncesinde, belirli yöntemler kullanılarak hastalığın tanısı konulur. İlk olarak hastada görülen semptomlar incelenir. Bu semptomlar, hastalığın niteliği ile ilgili bilgi verebilir. Bunun yanı sıra yüzdeki şişkinlik, hastalığın anlaşılmasını sağlayan en önemli semptomdur. Öte yandan kesin tanı için fiziksel muayene de gerekli olabilir.

Muayene sırasında hastanın boğazı kontrol edilir. Böylelikle bademciklerin pozisyonu daha detaylı bir şekilde görülür. Bunun yanı sıra hastanın vücut sıcaklığı ölçülerek yüksek ateş semptomunun bulunup bulunmadığı tespit edilir.

Hastalık teşhisinin kesinleşebilmesi adına idrar, kan ya da tükürük testlerinin istenmesi de olanaklıdır. Bu tür testler; kabakulak testi olarak geçer. Yapılan testler, doktor tarafından yorumlanarak hastalığın teşhisinin konulması kolaylaşabilir. Öte yandan doktor, menenjit veya ensefalitten şüphelenirse bu durumda bel bölgesinden ince bir iğne yardımıyla beyin omurilik sıvısı alınarak test yapılabilir.

Belirtilen tanı aşamalarının her biri, hastalık teşhisinin konulmasına imkân tanır. Dolayısıyla tanı uygulamalarının eksiksiz bir şekilde yapılmış olması son derece önemlidir. 

Kabakulak Tedavisi Nasıl Yapılır?

Kabakulak çeşitli şekillerde tedavi edilebilen bir sağlık sorunudur. İlk olarak tanı işlemleri gerçekleştirilir, ardından uygun tedavi yöntemlerine geçiş yapılır. Viral bir hastalık olan kabakulak, antibiyotik tedavisine cevap vermediğinden farklı bir tedavi şeklinin benimsenmesi gerekir. Antibiyotiklerin kullanımı yalnızca bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde gerçekleştirilir. Çünkü bu kişilerin ikincil bir enfeksiyondan korunması gerekir.

Kabakulak tedavisi kapsamında belirtileri hafifletici uygulamalar gerçekleştirilir. Yüksek ateş için ateş düşürücü verilerek vücut ısısının normal değerlere inmesi sağlanır. Bunun yanı sıra hastanın bol sıvı alması tavsiye edilir. Bol sıvıya ek olarak sağlıklı beslenme de son derece önemlidir. Doktor, hasta için antiviral ilaçları da önerebilir. Bu durumda ilaçların doktor tarafından belirlenen dozda kullanılması gerekir. Öte yandan hastanın iyi beslenmesi de önemli olduğundan hasta yakından takip edilir.

Belirtilerin hafifletilmesini sağlayan çeşitli adımlar mevcuttur. Bu adımlar genel hatlarıyla şu şekilde özetlenebilir:

  • Şişmiş bezlerin rahatlatılabilmesi için ağrıyan bölgeye buz tatbikinin yapılması mümkündür.
  • Hastalık süreci boyunca hastanın bol bol dinlenmesi oldukça önemlidir.
  • Ilık su çözeltisi ile yapılan gargara, kişinin rahatlamasını sağlayabilir.
  • Çiğnemesi kolay yiyecekler tercih edilmelidir. Özellikle bol bol çorba tüketilmelidir.
  • Tükürük bezlerindeki ağrının miktarını artıracak asitli yiyecek ve gıdalardan uzak durulmalıdır.
  • Yüksek ateş nedeniyle kaybedilen sıvının vücuda geri alınabilmesi için bol sıvı tüketilmelidir.

Bu ve bunun gibi hususların her biri, kişinin kendisini çok daha iyi ve sağlıklı hissetmesini sağlayabilir. Bu nedenle bahsi geçen adımlar uygulanarak kişi kendisini çok daha iyi hissedebilir.

Önleyici uygulamalar arasında yer alan kabakulak aşısı, bebeklik döneminde vurulmuş olmalıdır. Bebeklerde kabakulak kapsamında, kızamık ve kızamıkçıkla beraber karma aşı vurulur. Sağlık Bakanlığı, aşıyı 12. ay ve 48. ay olmak üzere toplamda iki kere vurulacak şekilde takvimine almıştır. Dolayısıyla belirlenen zaman dilimlerinde aşının vurulmuş olması gerekir. Aşı, hastalıktan korunma adına oldukça etkili bir yöntemdir. Aşı, %100’e yakın bir etki gösterir. Bu nedenle ebeveynlerin aşıyı takip etmesi son derece önemlidir. 

Hastalığın belirtilerini kendinizde gözlemliyorsanız vakit kaybetmeden uzman doktor desteğini almanız, belirtilerin minimize edilmesi açısından son derece önemlidir. Bu nedenle doktorlarımız listesinde yer alan uzmanlarımızdan randevu alabilir, kontrole giderek hastalık teşhisinin konulmasını sağlayabilirsiniz. Teşhisin konulması sonrasında gerekli tedavi uygulamaları hayata geçirilir.

Doktora Sorun, Öğrenin