444 06 20 ONLINE RANDEVU
x

Okul Korkusu

Velilere “okul korkusu” uyarısı

Okul korkusunu ciddiye alın!

* Yeni eğitim-öğretim yılıyla beraber milyonlarca öğrenci ders başı yaparken, okula yeni başlayan
miniklerin ailelerinde de “Çocuğum okul korkusu yaşar mı?” endişesi hakim oluyor. Uzmanlar
çocuklar için büyük önem taşıyan okulun ilk günleri konusunda velileri uyarıyor: Çocuğunuzu iyi
izleyin…

Okula yeni başlayan çocukların okula uyum süreci; ailelerin ve eğitimcilerin büyük sorunu
olabiliyor. “Okul korkusu” ve “ayrılık kaygısı” olarak adlandırılan bu durumla ilgili ailelerin yapması
ve yapmaması gerekenler var. Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk ve Ergen
Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Sebla Gökçe, okul korkusunun nedenlerini ve nasıl baş
edileceğini anlattı.

Okul korkusunun daha çok ayrılık kaygısı yaşayan çocuklarda görüldüğünü vurgulayan Doç. Dr.
Gökçe, bu çocukların okula başladıklarında, ebeveynleri olmadan yoğun sosyal ortamın içinde
kaldıklarında yoğun bir korku, ebeveynden ayrılmama isteği, ağlama, öfkelilik, içe kapanma,
anne ve babaya yapışma, karın ağrısı, baş ağrısı hatta bayılma gibi bedensel sorunların da
görülebildiğini söyledi. Okul korkusunun ilerleyen günlerde de ortaya çıkabildiğini belirten Gökçe,
bu durumun çocukların okul ortamında arkadaş ilişkilerinde sorunlar, akademik zorluk, öğrenme
güçlüğü gibi problemler sebebi ile ortaya çıkabileceğine dikkat çekti. Ergenlik döneminde okul
korkusu, okul reddi gözlemlenebildiğine dikkat çeken Gökçe, bu durumun ergenlerde sosyal
kaygı, arkadaş gruplarına girememe, sosyal kabul hissedememe, otorite ile sorun yaşama gibi
sosyal ortam ile ilgili sorunlar veya akademik başarısızlık, performans kaygısı gibi sebeplerle
ortaya çıkabileceğini anlattı.

Okul korkusu kreşte başlayabilir

Günümüzde artık okul korkusu ve ayrılık kaygısının kreş ve anaokulunda başlayabildiğine
dikkat çeken Doç. Dr. Gökçe, “ Çocuklarda bu dönemde okula girmekte zorluklar, gece uykuya
dalamama, uykudan sık uyanma, gün içinde huzursuzluk, irritabilite, evden, anne-babadan
ayrılmak istememe gibi sorunlarla karşılaşabiliyoruz "şeklinde ifade etti.
Kreş ve anaokulunda yaşanmamasına karşın okul kaygısının ilkokula başlangıç döneminde
de görülebildiğini vurgulayan Doç. Dr. Gökçe, tam da ilkokul çağında çocukların, ölüm, ölümün
ardından tekrar yaşamın olmaması gibi ayrılığın geri dönüşsüz hallerini algılayebildikleri için bu
dönemde ayrılık ile ilgili olumsuz düşünce, kaygı ve korkuların sık olduğunu dile getirdi.

İkinci döneme dikkat!

Doç. Dr. Gökçe, okul kaygısı yaşamamış olsa da bazı öğrencilerde Kasım, Aralık ya da ikinci
dönemde okul korkusunun, okul reddinin ortaya çıkabildiğini söyledi. Bu durumun daha çok
arkadaşları tarafından alay edilmiş veya zorbalığa uğramış çocuklarda, ya da akademik zorluk
yaşayan dikkat dağınıklığı, öğrenme güçlüğü gibi problemler yaşayan çocuklarda görülebildiğini
belirten Gökçe, “Bu konuda ailelerin ve öğretmenlerin çok dikkatli olması gerekiyor. Aile bunu
okula gitmek istememe şeklinde görebiliyor. Çocuk sorununu sözel olarak ifade edemediği
için okula giderken karın ağrısı, iştahsızlık, uyku bozukluğu, sinirlilik gibi fiziksel semptomlar da
görülebiliyor” dedi.

Çocukları önceden okula hazırlayın

Her çocuk için okula alışma döneminin farklı olabildiğini belirten Doç. Dr. Gökçe, okul kaygısı
yaşanmaması için şu önerilerde bulundu:
“Ebeveynler okullar açılmadan önce okulda neler olacağını, okulda neyle karşılaşabileceği
çok ayrıntıya girilmeden anlatmalı. Öğretmeni ile okula başlamadan önce tanıştırmak faydalı
olacaktır. Okul hazırlıklarıyla çocuk heveslendirilmeli. Okulda olabileceklerle ilgili kitaplar
okumak, filmler izlemek, abla-ağabeyin veya ebeveynlerin okulla ilgili güzel hikayelerini anlatmak
da faydalı olabilir.

Nasıl davranmalı?

Okul korkusu durumunda öğretmenler ile işbirliği yaparak daha yavaş bir geçişle bir şekilde
çocuğun daha çok yanında kalarak , gittikçe uzayan zamanlarda çocuğu okula alıştırmak
gereklidir.

Fiziksel semptomları dikkate alın!

Doç. Dr. Gökçe, çocukların okul korkusunu sözel olarak ifade edemediği zaman fiziksel
semptomlar görüldüğünü, midesinin bulandığı ve karnının ağrıdığını söyleyebildiğini belirti. Bunun
çocuğun numara yaptığı anlamına gelmediğini dile getiren Gökçe, “Gerçekten böyle hissediyor.
Kendini ifade edemediği, baş edemediği, duygusal yükü kaldıramadığı için bedensel semptomlar
ortaya çıkıyor. Ailelerin ‘Numara yapıyorsun’ yaklaşımını çok sık görüyoruz. Bu durumu daha
çözümsüz hale getirebilir. Çocuğun kaygısını daha da arttırır. Çaresizlik duygularına kapılabilir.
Aileler bu belirtilerin varlığını kabul ederek çocuğa doktora gidilmesi gerektiğini söylemeli.
Fiziksel nedenlerin araştırılması, eğer yoksa psikolojik nedenlerin araştırılması şarttır.” dedi.

Başka çocuklarla karşılaştırmayın

Çocukların okul korkusu yaşadığı dönemde ailelerin suçlayıcı olabildiğini ve çocuklarını başka
çocuklarla karşılaştırmaya yönelebildiklerini vurgulayan Doç. Dr. ailelerin çocuklarını kesinlikle
başka çocuklarla karşılaştırıp güvenlerini kırmamaları gerektiğini belirterek, “Çocuğa karşı
suçlayıcı olmamak gerekiyor. Önce çocuğun duygusu neyse onu dinleyip anlamaya çalışıp,
anladığımızı gösterip çözüm yoluna gidilmelidir” dedi.

Öğretmene büyük görev düşüyor

Öğretmenin yaklaşımının da bu süreçte önemli olduğunu belirten Doç. Dr. Sebla Gökçe, “Çocuk
için de öğretmenin yaklaşımı çok değerli. Çocuğun duygularını anlayan, farklılıklarını anlayan,
şefkat gösterebilen aynı zamanda sınır koyabilen bir rolde bulunmalı öğretmen. Çocuk zorluk
yaşadığında bunu mutlaka anladığını hissettirmeli” dedi.

Okul korkusu bir ayda geçmiyorsa

Doç. Dr. Gökçe, her çocuk için birbirinden farklı olmakla birlikte normal gelişen, psikolojik destek
ihtiyacı olmayan çocuklarda uyumun yaklaşık bir ayda gerçekleşmesinin beklendiğini söyledi.
Gökçe, “Bütün çabalara rağmen bir çocuk okulda duramıyorsa, aileden ayrılamıyorsa, okulda
olduğu zamanlar öğrenmeye odaklanıp öğrenme süreci aksıyorsa, sürekli bir üzüntü hali, kaygı
hali, duygusallık ve bedensel semptomlar gösteriyorsa uzman desteği almak, çocuk ergen
psikiyatrına başvurmak gerekir.” dedi.