444 06 20 ONLINE RANDEVU
x

Kadınlarda İdrar Kaçırma (Üriner İnkontinans)

Üriner inkontinans, kişinin kontrolü dışında oluşan, istemsiz olarak idrarı tutamama (kaçırma) durumudur.

Kadınlarda idrar kaçırma (üriner inkontinans) normal midir?

Üriner inkontinans, kişinin kontrolü dışında oluşan, istemsiz olarak idrarı tutamama (kaçırma) durumudur. Günümüzde pek çok kadın bu problemi yaşamasına rağmen bundan utanmakta ve bunu dile getirmemektedir. Hatta ilerleyen yaşa bağlı olarak normal bir durum olarak düşünülmektedir. Oysa idrar kaçırma oldukça sık (4 kadından birinde) görülen ve yaşam kalitesini oldukça düşüren bir rahatsızlıktır. Bu rahatsızlıktan dolayı hastalar sürekli ve sık sık idrara çıkmakta yahut öksürme, gülme sırasında idrar kaçırmakta  ve buna bağlı olarak normal yaşantıları etkilenmektedir. Halbuki idrar kaçırma tedavisi olan bir rahatsızlıktır.Bu konuda hastaların özellikle kadınlarda idrar kaçırma ile ilgilenen Kadın Hastalıkları Uzmanlarına (ürojinekolog) başvurmaları ve bundan utanmamaları gerektiği söylenmelidir. Çünkü idrar kaçırma yaşlanmaya bağlı normal bir durum değil, aksine tedavisi olan bir hastalıktır.

 

İdrar kaçırma karşımıza üç şekilde ortaya çıkmaktadır:    

  • Stres tipi idrar kaçırma (stres inkontinans): öksürme, hapşırma, ıkınma, ve zorlanma gibi karın içi basıncının arttığı durumlarda görülen damla damla idrar kaçırmadır. Nedeni, sıklıkla yapılan doğumlara bağlı mesane tabanı ve üretranın (idrar yapma kanalı) anatomik desteğinin zayıflamasıdır. Bu durum en çok zor doğum yapan, iri bebek doğuran, fazla sayıda doğum yapmış kişilerde ve ağır yük taşıyan kadınlarda görülmektedir.
  • Sıkışma tipi idrar kaçırma (aşırı aktif mesane) aniden idrar yapma isteğinin gelmesi nedeniyle acilen tuvalete giderken oluşan bol miktarda idrar kaçırmadır. Genellikle suyla ilgili işler yaparken (bulaşık yıkamak vb) meydana gelir. Nedeni, mesanenin idrarla dolarken istemsiz ve ani olarak kasılmasıdır. Aşırı aktif mesane ise, sık idrar çıkma, gece idrara çıkma ve sıkışma tipi idrar kaçırmanın beraber görüldüğü bir hastalıktır. Bu tip idrar kaçırma her yaşta görülebilse de genellikle ileri yaşlarda daha fazla görülmektedir. Bu şikayetler ayrıca altta yatan diyabet, parkinson, demans ve multipl skleroz gibi kronik hastalıkların bir belirtisi olabilir.

 

Karma tipte idrar kaçırma ise bu 2 tip idrar kaçırmanın bir arada görülmesidir.

 

İdrar kaçırmanın nedenleri şu şekilde sıralanabilir:

- İlerleyen yaş

- Doğum (zor doğum, çok sayıda doğum yapma, iri bebek doğurma…)

- Menopoz (östrojen hormonunun azalmasına bağlı)

- Obezite (fazla kilolar hem idrar kaçırmayı arttırmakta hem de tedavinin başarısını düşürmektedir)

- Diyabet

- Genetik (bazı kadınlarda bağ dokusunun daha gevşek olması)

- Kabızlık

- Diğer hastalıklar (astım, kronik bronşit, multipl skleroz, Parkinson…)

 

İdrar kaçırmanın tanısının koyulması oldukça kolaydır ancak hastalar bu konuda uzmanlaşmış bir kadın doğum hekimi (mümkünse ürojinekolog) tarafından değerlendirilmelidir. Hastalardan muayene olmaya mümkünse mesaneleri dolu olarak gelmeleri istenir. Hastanın öksürme ve ıkınma ile idrar kaçırıp kaçırmadığı test edilir. Daha sonra mesane boşaltılarak geride kalan idrar miktarı ölçülür ve hastaya jinekolojik muayene yapılarak mesane, vajina ve komşu organlarda sarkma olup olmadığı kontrol edilir. Bu sırada hastanın idrar tutmayı sağlayan pelvik taban kasları da değerlendirilir.Muayene sonrasında hastadan günlük yaşam kalitesini değerlendirmek amacıyla anket formları doldurması istenir. Böylece hastanın yaşam kalitesinin ne kadar etkilendiği objektif olarak görülür. Tedavi öncesi ve sonrası sonuçları karşılaştırmak bu anketlerle daha rahat yapılmaktadır.Ayrıca gerekli durumlarda hastanın işeme alışkanlıklarını not ettiği 1-3 gün süreli işeme günlüğü tutturulur. Bu günlükte hastanın gün içerisinde ne kadar sıvı aldığı, kaç kez idrara çıktığı, kaç kez idrar kaçırdığı ve bu sırada neyle uğraştığı (hapşırma, öksürme, bulaşık yıkama, anahtarla kapı açma vb) görülerek idrar kaçırmanın tipi daha kolayca anlaşılır.İdrar yollarındaki iltihaplanmalar da idrar kaçırmaya neden olabileceğinden idrar tahlili ve kültürü yapılır.Bunların sonucuna göre uygulanan ürodinami testi ile idrar kaçırmanın tipi, oluştuğu koşullar ve basınçlar belirlenir. Böylece idrar kaçırmanın tedavi şekline (ilaç veya operasyon) karar verilir.İdrar kaçırmanın tipine göre farklı tedaviler uygulanmaktadır. İdrar kaçırma henüz hafif derecede iken yapılan basit tedavilerle kolayca çözüme ulaşmak mümkündür. Hem ilaç tedavisi hem de cerrahi tedavilerin başarı şansları erken dönemde oldukça yüksektir.

 

Sıkışma tipi idrar kaçırmalarda (aşırı aktif mesane) mesane eğitimi ve ilaç tedavisi uygulanarak başarılı sonuçlar alınmaktadır. Ancak bu tedavilerin yanında yaşam tarzı değişiklikleri mutlaka yapılmalıdır. Sıvı alımı %25 azaltılmalı ve 1.5 litre civarında olmalıdır. Çok fazla sıvı kısıtlaması ise kabızlığa ve pelvik tabana yük binmesine yol açacağından idrar kaçırmayı arttırabilir, bu nedenle sıvı alımı iyi ayarlanmalıdır. Akşam 7’den sonra çay, kahve ve idrara çıkmayı arttıracak kavun, karpuz vb meyvelerin tüketilmemesi önerilmelidir.

 

Hastanın kullandığı ilaçlar da mutlaka incelenmelidir. Özellikle yüksek tansiyon hastalarının kullandığı idrar söktürücü ilaçlar yerine kardiyologun da fikri alınarak farklı bir grup ilaç kullanılması idrar kaçırmayı tedavi etmekte yardımcı olacaktır. Ayrıca hastanın bilinen bir diyabet, Parkinson vb hastalığı varsa bunlarında tedavi edilmesi durumunda şikayetler hafifleyecektir. Örneğin diyabet hastalarında kan şekerleri ne kadar yüksek olursa idra kaçırma o kadar ağırlaşacaktır.

 

Mesane eğitiminde öncelikle hastaya sık aralıklarla (1-2 saat aralıklarla) tuvalete gitmesi ve idrarını yapmaya çalışması öğütlenir. Hastanın idrarı gelmese dahi tuvalette oturup beklemesi önemlidir. Aralarda sıkışma hissi gelirse olduğu yerden kalkmaması ve pelvik taban kaslarını kasarak başka şeyler düşünmesi öğütlenir. Bu şekilde hastaya göre işeme aralıkları giderek arttırılır. İşeme aralığı 3-4 saate çıktığında mesane eğitimi büyük ölçüde tamamlanmış olur.

 

Bunun dışında Kegel egzersizi denilen idrar tutmayı sağlayan kasların çalıştırılması da idrar kaçırma sıklığını azaltmaya yardımcı olacaktır. Bu egzersiz için pelvik taban dediğimiz leğen kemiği kasları çalıştırılmalıdır ancak bunu hastaya öğretmek gerekmektedir. Bu kaslar aslında orgazm sırasında kasılan kaslardır. Bunun için hastaya “orgazm sırasında kasılan kaslarını” çalıştırması söylenebilir. Bir başka şekilde, hastaya “idrar yaparken orta akım idrarını tutmayı sağlayan kaslarını” çalıştırmasını söylemek de açıklayıcı olabilir. Veya, hasta muayene edilirken parmaklar yardımıyla hangi kaslarını çalıştırması gerektiği anlatılabilir. Ancak bu egzersiz idrar yaparken yapılmamalıdır. Günlük yaşam içerisinde otururken, yatarken veya ofiste masa başındayken bile rahatlıkla kimse fark etmeden bu kaslar çalıştırılabilir.

 

Bu kaslar 5 sn kasılıp 5 sn gevşetilerek, 15 kez, 3 set halinde, sabah-öğle ve akşam egzersiz yapılmalıdır. Bu programa 6 ay kadar devam edilmelidir. Egzersizlerin etkisinin ortaya çıkması 1-2 ay alabilir, bu nedenle sabırlı olmalıdır. Kegel egzersizine ayrıca ilaç tedavisi de eklendiğinde tedavinin etkinliği artacaktır. Bu egzersizler sadece idrar kaçırma tedavisi sağlamakla kalmaz, bunun dışında cinsel bozuklukları ve gaz-dışkı tutamama durumlarını tedavi etmekte faydalıdır.Eğer hasta egzersizleri etkili bir şekilde yapamıyorsa veya kasları yeterince kuvvetli değilse biofeedback ve FESyöntemleriyle bu kaslar güçlendirilmeye çalışılır.

İlaç tedavisi olarak en sık antikolinerjik dediğimiz mesane kasılmasını engelleyici ilaçlar kullanılmaktadır. Bu ilaçların da tam olarak etki etmesi için 1-3 ay gerekebilir ve başarı sağlandığı takdirde tedavi süresi en az 6 ay olmalıdır. Hafif dereceli stres tipi (öksürme, gülme ve ıkınma ile) idrar kaçırmanın ilk tedavisi ise, aşırı aktif mesanede olduğu gibi Kegel egzersizleri, mevcut hastalıkların tedavisi (diyabet, astım, kronik bronşit vb) ve kullanılan ilaçların değiştirilmesi (yüksek tansiyon tedavisinde kullanılan kalsiyum antagonistleri vb) ile başlamaktadır.

 

Ancak bu tip idrar kaçırmanın esas tedavisi, cerrahi olarak destek kaybı olan bölgenin yerine kaldırılmasıdır. İdrar kaçırmanın tedavisinde kullanılan ameliyatlar son dönemde oldukça gelişmiş ve başarı oranları %85-90 lara ulaşmıştır. Günümüzde karından ameliyatların yerini giderek vajinal yoldan yapılan operasyonlar almıştır. İdrar kaçırma tedavisi için hem karından hem de vajinal  operasyonlar yapılmaktadır. Operasyon kararı verilirken hasta iyi değerlendirilmelidir. Özellikle ürodinami testi yapılarak idrar kaçırmaya neden olan bölgenin ne kadar zayıf olduğu anlaşılmalı ve buna göre hangi ameliyatın yapılacağı belirlenmelidir. Hastanın idrar kaçırmadan ne kadar etkilendiği yaşam kalite anketleriyle objektif olarak belirlenmeli ve operasyondan ne beklediği karşılıklı olarak konuşularak tartışılmalıdır. Bu değerlendirme sonrasında operasyona karar verildiği takdirde, ön hazırlık yapılır. Vajinal operasyonlarında sadece 8-12 cm’lik destek malzemesi (meş) vaginadaki zayıflamış bölgeye yerleştirilir. Hasta yaklaşık 15-20 dakika süren bu operasyondan sonra 12-24 saat takip edilir ve gerekli kontroller yapılarak taburcu edilir. Böylece hasta idrar kaçırma probleminden kurtulmakta ve hemen ertesi gün normal yaşantısına devam edebilmektedir.

 

Sonuç olarak, idrar kaçırma kadınlarda oldukça sık görülmektedir ve normal bir durum olmayıp tedavisi olan bir hastalıktır. İdrar kaçırma şikayeti yaşam kalitesini de oldukça bozmaktadır. Bu şikayeti olan kadınların tedavi ile yaşam kalitelerinin ciddi olarak düzeleceğinin farkında olmaları önemlidir.

 

Doç. Dr. Berna Haliloğlu Peker