Ayın Konusu

DÜNYA ASTIM GÜNÜ “3 MAYIS 2017”

DÜNYA ASTIM GÜNÜ “3 MAYIS 2017”

Tüm dünya ile birlikte ülkemizde 3 Mayıs 2017 Dünya Astım Günü’nde çeşitli etkinlikler yapılmakta ve toplumun astım hastalığı hakkındaki farkındalığı arttırılmaya çalışılmaktadır. Astım hastalığı yaşamı kısıtlayıcı ve ızdırap verici ağırlıkta olabileceği gibi, belli belirsiz yakınmalara yol açarak yaşam kalitemizi bozan bir ağırlıkta da yaşanabilir. Bu farkındalığı arttırmak bu nedenle önemlidir.

Astımın belirtileri nelerdir?

Astım; mikrobik olmayan bir tür iltihab nedeniyle, akciğerlerdeki bronş adını verdiğimiz hava yollarının daralmasına yol açan bir hastalıktır. Tekrarlayıcı ve nöbetler şeklinde ortaya çıkan öksürük, nefes darlığı, hırıltılı solunum, göğüste tıkanıklık yakınmalarının biri yada birkaçı ile kendini gösterir.

Yakınmalar daha çok gece ve/veya sabaha karşı ortaya çıkar, kendiliğinden yada ilaçlarla hafifler veya kaybolur. Yakınmaların olmadığı dönemler vardır, mevsimsel değişkenlik gösterebilir. Bazı faktörler (allerjen, irritan, egzersiz, viral enfeksiyonlar, stres, soğuk hava, vs. ile) yukarıdaki semptomların ortaya çıkması için uyarıcı rol oynar.

Astım ne sıklıkta görülmektedir?

Ülkemizde yaklaşık her 12-13 erişkinden biri ve 7-8 çocuktan biri astım hastasıdır.

Astım tanısı nasıl koyulur?

Astım tanısı koyduran özel bir tetkik yada laboratuvar tetkiki yoktur. Astım hastalığı yaşamı kısıtlayıcı ve ızdırap verici ağırlıkta olabileceği gibi, belli belirsiz yakınmalara yol açarak yaşam kalitemizi bozan bir ağırlıkta da yaşanabildiğinden muayene  bulguları ve yapılan tetkiklerin hepsi normal saptanabilir. Hastanın yakınmaları ile ilişkili olarak anlattığı öykü hastalığın tanısı için en önemli bilgiyi verir. Yapılan bazı tetkikler ise sadece tanıya yardımcıdır. Bu tetkikler daha çok; astımı benzer yakınmalara yol açan diğer hastalıklardan ayırmak için yapılır.

Astım tedavi edilebilir mi?

Astım, günümüzdeki bilimsel bilgilere göre geçmeyen, kronik bir hastalıktır. Tedavinin amacı yakınmaları ortadan kaldırarak ve tekrarlamalarını önleyerek, hastanın tamamen sağlıklı bir insan gibi yaşamını hiç bir kısıtlama olmadan yaşamasını sağlamaya çalışmaktır.

Astım tedavisinde kullanılan ilaçlar çoğunlukla, soluyarak kullanılan ilaçlardır. Bu ilaçlar özel cihazlarla hastaya solutulurlar ve hastalığın olduğu hava yollarına doğrudan ulaşarak orada tedavi edici etkilerini gösterirler. Bu yolla daha az yan etki oluştururlar.

Tedavide kullanılan bu özel cihazların kullanım şekli mutlaka hastalara öğretilmelidir. Yoksa tanı doğru konsa bile, ilaçların doğru şekilde kullanılmaması sonucu hastalar yarar görmezler.

Astımlı hastalar nelere dikkat etmelidir?

Astımlı hastaların yaşamlarını kısıtlamalarına gerek yoktur. Astımlı hastaların büyük çoğunluğunda, ilaçlarını düzenli kullandıkları ve hastalıklarını kötüleştiren etkenlerden uzak durdukları takdirde, astım onların yaşamını kısıtlamaz. Spor da yapabilirler, şarkı da söyleyebilirler.

Astımlı hastaların özellikle, sigara dumanı solumaktan, çevresel yada mesleki kimyasal duman ve tozlara maruz kalmaktan, soğuk havadan, aşırı egzersizden, solunum yolu enfeksiyonlarından, alerjenlerden, stresten sakınmaları gerekir.  Bu etkenlere maruz kalmak, astımlı hastaların hava yollarındaki mikrobik olmayan iltihabı arttırarak, hastanın yakınmalarının ortaya çıkmasına yada şiddetinin artmasına neden olurlar.

Hastaların hastalıkları ve kullanılan ilaçlar hakkında  bilgilendirilmeleri, kendi kendilerine hastalıklarını yönetmelerini mümkün kılar. İlaçlarını doktorunun önerdiği şekilde kullanması, sigara içmemesi ve obez hastaların kilo vermesi, sağlıklı ve dengeli beslenme, düzenli egzersiz yapma, solunan ortam havasını temiz tutma astımın kontrolünü kolaylaştırmaktadır.

Astım üzerinde en fazla araştırma yapılan hastalıklardan biridir ve her geçen gün, elde edilen yeni bilgilerle astım hastalığının kontrolü daha kolay hale gelmektedir.


Doç.Dr.Ender Levent

Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi

Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı