Ayın Konusu

Dünya Alzheimer Günü

21. Eylül Dünya Alzheimer Günü Nedeniyle Nöroloji Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Sibel Karşıdağ ve Doç. Dr. Şevki Şahin ile ‘Sağlıklı Yaşlanma’ Konusunda Yapılan Röportaj

 

Alzheimer ve Demans aynı şey midir?

 

Alzheimer Hastalığı, Demans yanı bunamalardan en sık görülenidir. Yani demans bütün bunamalara verilen genel bir isimdir.

 

Alzheimer Hastalığı giderek artmakta mıdır?

Yaşam süresinin uzaması ile birlikte yaşlı nüfus tüm dünyada giderek artmaktadır. Günümüzde ileri yaşın getirdiği sorunlarla daha çok uğraşılmaktadır. Eskiden 60 yaş ve üstü yaşlı kabul edilirken günümüzde sınıflama değişmiştir.  65-74 arası   genç yaşlı grubu, 75-84 arası   orta yaşlı grubu, 85 ve üstü  ileri yaşlı grubu oluşturmaktadır. Yaşla birlikte tüm organ sistemleri gibi beyinde de etkilenme olur. Bu nedenle göreceli olarak 50 yıl öncesine gore Alzheimer Hastası sayısı artmış gibi görülebilir.

 

 

 

Yaş aldıkça beyinde ne gibi  değişimler olur?

 

En önemli değişme beynin hacmi ve ağırlığının azalmasıdır.  Yeni doğanda beyin ağırlığı 350 gr, 20 yaşlarında 1400 gr, 90 yaşlarında 1100 gr.dır. Beyin hacminde azalma 70 yaşta   % 5,   80 yaşta %10,     90 yaşta %20 düzeyindedir.  En önemli azalma beynin korteks dedigimiz dış tabakasında olur.  Beyindeki hücrelerin devamlılığı, bazı nörohormonlar ve büyüme faktörleri ile sağlanır. Bu besleyici faktörlerde yaşla ilişkili kayıp, beyin hücrelerinde, hücrelerin birbiriyle bağlantılarını sağlayan sinapslarda  kayba yol açar.  Bu durum, özellikle hafıza olmak üzere zihni faaliyetlerde azalma ile sonuçlanır. Ancak plastisite olarak isimlendirdiğimiz sinapsların yeni durumlara adapte olabilme yetenekleri, yeni öğrenme ile tekrar ateşlenebilmeleri, böylece yaşamlarını devam ettirebilmeleri kısmen korunur.  Yeni öğrenme, yaşlı kişilerde daha uzun zaman almakla birlikte mümkündür.

 

       Başarılı Yaşlanmak Mümkün müdür?

Başarılı yaşlanma ya da yaş alma, bağımlı olmadan yaşama katılma, fizik ve zihni aktivitelerini sürdürme halidir. Hastalık riskini en aza indirecek şekilde önlem almak, bağımlı olma durumunu azaltır. Sosyal ilişkilerin devam etmesi başarılı yaşlanmada önemli bir etkendir. 

Sağlığımızın idamesinde kontrol edebildiğimiz ve edemediğimiz faktörler vardır. Genetik, çevresel etkenler, stress, bulunduğumuz ortamda sağlık koşulları ve politikaları kısmen engel olamadığımız faktörlerdir. Ancak, eğitim düzeyimiz, mesleğimiz, sosyal durumumuz, hizmete erişme olanağımız, gelir düzeyimiz kısmen kontrolümüzde olan sağlık belirleyici faktörlerdir. Her insan bu faktörlere eşit düzeyde sahip değildir. 

 

        Başarılı yaş almak için fiziksel olarak neler yapılabilir?

Fiziksel kapasiteyi devam ettirmek için eksersiz yapmak çok önemlidir. Eksersizle beyin kan akımı artar, sinir büyüme faktörleri dediğimiz beyin hücrelerinin ve bağlantılarının canlılığı için elzem olan faktörler salgılanır, gen aktivasyon paternlerinde olumlu yönde değişiklik olur, beyin hücrelerinde kayıp azalır. Pittsburg Üniversitesinin araştırmasına göre, haftada 3 gün, 40 dakika yürüme gibi orta düzeyde bir eksersiz, beyin hacminde artma, hafızada güçlenmeye yol açmaktadır. Haftada 3 gün 20 dakikalık eksersiz, demans gelişme riskini %52 azaltmaktadır. Bahçe yapmak gibi aktif hobiler günlük eksersiz için idealdir. Gün boyunca aktiviteleri arttırmak, asansör yerine merdiven, araba yerine yürümeyi tercih etmek, eksersizi günlük yaşamın parçası haline getirmek  önem taşır.

 

        Başarılı yaş alma üzerinde  psikolojik faktörlerin etkisi nelerdir?

 

Psikolojik faktörler, depresyona girmemek, stresi azaltmak zihni becerilerin idame ettirebilmesinde önemlidir. Stresle salgılanan kortizol gibi hormonlar, beyin hücrelerinin iletişimini bozarak hafıza güçlüklerine yol açar. 40-50 li yaşlarda ağır stresi olan kadınlarda ileri yaşta demans olma ihtimali artmaktadır. Stresi kontrol etmek için, kendinizi organize edecek listeler yapın. Yükünüzü hafifletecek işler bulun, hoşlanacağınız hobiler edinin, hergün birkaç dakika derin soluk alıp verip nefes eksersizleri yapın.

 

        Başarılı yaş alma üzerinde  sosyal hayatın önemi nedir?

 

Sosyal faktörler, sosyal ilişkileri devam ettirme, yalnız olmama, telefon kullanma, yakın çevresinden destek görme önemli faktörlerdir.  Öz yeterlilik, kişinin kendi yaşamını kontrol etme, bağımsızlığını sürdürebilme ve yaşamdaki değişikliklere adapte olabilmeyi gerektirir. Aileyle ve arkadaşlarla sosyal ilişkilerini devam ettirebilme kritik derecede önemlidir. Uzmanlar, ev dışına daha çok çıkmanın  ve sosyal aktivitelere karışmanın en iyi yol olduğu, stresi azalttığı, yaşama pozitif bakmayı sağladığını belirtmektedir.

 

Zihni becerileri idame etme ve düzeltmek için eğitim, yeni deneyimler kazanma, muhakeme, hafıza, işlem hızını arttıran alıştırmalar ile zihni iyileştirici faktörleri yaşamına katmanın önemi vardır. Zihinsel aktiviteyi arttırmak için sadece bulmaca çözmekle yetinmek ve tek beyin aktivitesi olarak televizyon seyretmek yeterli değildir. Alıştığımız yollar dışında beyni yeni şeylerle meşgul etmek, eski rutinlerimizin dışına çıkmak, entellektüel olarak bizi uyaran ve değiştiren aktivitelerle uğraşmak gereklidir.

 

Beyin sağlığında beslenmenin etkisi nedir?

 

Uzmanlar, kalp hastalıklarından korunmada önemli olan korunma faktörlerinin Alzheimer hastalığından korunmada da önemli olduğunu belirtmektedir. Bu nedenle kolesterol düzeyleri, kan basıncı, kan şekeri, vücut ağırlığı gibi faktörleri dengede tutmak için yaşamınızda gerekli düzenlemeleri yapmanız, diyetinizi düzenlemeniz,  kalbiniz gibi beyin sağlığının korunmasında da önemlidir.  Obesite, sigara kullanımı, diyabet gibi faktörler beyin büyük ve küçük damarlarını etkileyerek beyin sağlığını bozar ve başarılı yaşlanmaya ket vurur.

Düzenli eksersiz gibi, dengeli bir diyet gerek vücut sağlığı gerek beyin sağlığı için önemlidir. 

Nörobilimde son araştırmalar, sebze yemenin özellikle renkli, yeşil yapraklı sebzeler ve turpgillerin önemine işaret etmektedir. Brokoli, karnabahar, marul, ıspanak, brüksel lahanası, patlıcan, soğan, kırmızı biber, pancar gibi sebzeler, çilek, böğürtlen, ahududu, erik, portakal, üzüm,  kiraz, vişne gibi meyvalardan zengin diyetle beslenenlerde kanser gibi hastalıklar daha az ve beyin sağlığı daha iyi durumda bulunmuştur. Bu tip sebze ve meyvalar antioksidanlar, vitamin ve minerallerden zengindir,  yağ oranı düşük ve daha az kaloriye sahiptir. Vitamin C, E, beta karoten gibi antioksidanları içeren diyetler, beyin hücrelerinin canlılığının korunmasında önemlidir. Ancak bu vitaminleri antioksidan haplar  olarak gereğinden fazla yüklenmek zarar verir.  En doğrusu bu antioksidan takviyeyi, koyu, yeşil yapraklı  sebzeler ve meyvalardan almaktır. Yalnız yaşlılarda diyetten bu elementlerin emilimi azaldığı için doktor kontrolünde standart multivitamin takviyesi yapmak gerekebilir. B vitaminleri de bu açıdan yaşlılarda değerlendirilmeli ve gerekli ise takviye edilmelidir.

Omega-3, yağlı balıklarda bulunan özel bir doymamış yağ türüdür. Beyin fonksiyonları için önemli olduğu, beyin hücreleri arasındaki sinyal iletimini güçlendirdiği ve onları koruduğu ileri sürülmektedir.  En iyi besin kaynakları, uskumru, sardalya, ringa, somon, ton balığı, hamsi ve alabalıktır. Ancak bu balık türlerinin bazılarında artan organik civa düzeyleri tehdit oluşturmaktadır.  Bu nedenle haftada 3 kezden fazla tüketilmesine karşı uzmanlar uyarmaktadır. Salamura tom balığında civa miktarı, taze tom balığına gore daha düşüktür. Ceviz, avakado, soya fasulyesi, zeytinyağı ve organic yumurta da omega-3 kaynaklarıdır.  Ceviz, ayrıca beyin için yararlı olan alfa lioik asit ve linoleic asitten zengin bir yiyecektir.  Günlük en az iki litre su tüketiminin beyin metabolizma üzerine olumlu etkileri mevcuttur. Burada önemli noktalardan biri de tüketilen suyun  hijyeni ve saflığıdır.

 

       Başarılı yaş alma için genel bir strateji söyleyebilir misiniz?

Yaşam stilimiz, başarılı yaşlanmamızın göstergesidir. Sosyal çevreye önem veren ve sosyal çevresiyle iletişim kuran,  yaşam arzusu, anlamı ve amacı  olan,çevresi tarafından destek gören, fizik ve zihni olarak uyarıcı yaşam stiline sahip insanlar başarılı yaşlanırlar.

Prof.Dr. Sibel Karşıdağ - Doç.Dr. Şevki ŞAHİN
Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi
Nöroloji Anabilim Dalı