Ayın Konusu

Dünya Hepatit Günü

Viral hepatitler ve 28 temmuz Dünya Hepatit Günü

Dünyada yaklaşık 350 milyon kronik hepatit B ve 170 milyon kronik hepatit C hastası vardır. Çoğu insan hepatitten ziyade AIDS’e yakalanmaktan daha çok endişelenir, fakat her sene dünya çapında 1,5 milyon insan AIDS’ten çok hepatit B veya C hastalığından ölmektedir. Hepatit B virüsü, AİDS virüsüne göre 50-100 kat daha bulaşıcıdır. Hepatit B aşıyla önlenebilir bir hastalıktır. Bu nedenle hastalığın erken aşamada yakalanabilmesi için sağlık taraması yapılması, virüsle karşılaşmadan önce koruyucu aşı yapılması ve bu virüslerden korunma yollarının bilinmesi çok önemlidir. 

İşte bu nedenlerle 2011 yılından itibaren iDünya Sağlık Örgütü ve Dünya Hepatit Birliği tarafından 28 temmuz günü “Dünya Hepatit Günü” olarak belirlenmiştir. 1960’lı yıllarda hepatit B virüsünün (HBV) keşfi ve daha sonra HBV aşısının geliştirilmesi çalışmaları ile 1976 yılı tıp alanında Nobel ödülünü kazanan Prof. Dr. Blumberg’ in (Baruch Samuel Blumberg) 5 Nisan 2011’de ölümünden sonra, doğum günü olan 28 Temmuz tarihi Dünya Hepatit Günü olarak belirlenmiş ve bütün ülkelerde bu tarih Dünya Hepatit Birliği ve dünya sağlık örgütü (WHO). tarafından belirlenen etkinliklerle değerlendirilmektedir.

Dünya çapındaki hepatit grupları, hastalar ve yakınları 28 Temmuz’da bu önemli günü kutlamak adına etkinliklere katılırlar. Özellikle 2012’de 20 ülkeden binlerce kişi Dünya Hepatit Günü’nde hepatitlere ilişkin insanların bilgisizliğini ve duyarsızlığını göstermek adına 3 bilge maymun hareketlerini yaptıklarında bir Guinness rekoru kırılmıştır.

Hepatit nedir?

Karaciğer dokusunun iltihabı hepatit olarak isimlendirilir, virüs adını verdiğimiz mikroplar ülkemizde ve tüm dünyada hepatitin en önemli nedenidir. Hepatit virüslerine ve neden oldukları hastalıklara ilişkin özellikler,  bulaşma yolları, korunma yöntemleri, aşılamalara ilişkin bilgiler aşağıda özetlenmektedir.

Hepatit çoğunlukla virüslerden bulaşır. Hepatit hastalığının 7 türü olup A, E, F tipi hepatitler, virüs bulaşan su ve besin maddelerinin ağızdan alınması ile oluşur. B, C, D, G türü hepatitler ise kanla temas, tükürük ve cinsel ilişki yoluyla bulaşır.

Hepatit A, Hepatit A virüsünün neden olduğu bir karaciğer hastalığıdır. Ülkemizde, genellikle okul çağı çocuklarında sık görülür. Tuvalet hijyeni kötü olan kişilerin ellerini yıkamaması ve sonrasında yiyecek-içeceklere dokunması sonucu kişiden kişiye bulaşır. Bu nedenle, kişisel hijyenin ve sağlık koşullarının yetersiz ve kötü olduğu toplu yaşanan yerlerde kolayca yayılır. Hepatit A kronikleşmez ( kronik=süreğen, müzmin) bu nedenle karaciğer sirozuna neden olmaz, ancak ülkemizde bu virüsle karşılaşma oranı çok yüksektir, toplumun yaklaşık %90-95’i bu virüsle karşılaşmış ve bağışıklık kazanmışlardır. Hastaların çoğu akut (ani, iveğen, birden başlayan) infeksiyon döneminde sarılığa neden olmadan gripal bir hastalık şeklinde hepatit A infeksiyonunu geçirdikleri için bu dönem farkedilmez. Hepatit A’nın genel destek tedavisi ve istirahat dışında özgün bir tedavi yoktur, bağışıklık sistemi hastalığın üstesinden gelmektedir.

Hepatit A için kimler risk altındadır?

  • Hepatit A’nın yaygın olduğu yerlerde yaşayanlar veya buralara seyahat edenler

•    Kötü sağlık koşulları altında yaşayanlar

•    Temiz suya sahip olmayanlar

•    Damardan ilaç, madde kullananlar

•    Hepatit A ile infekte kişiyle aynı evde yaşayanlar

•    Akut hepatit A’lı birisinin cinsel partneri olanlar

Hepatit A’dan korunma yolları

  • Temiz içme suyu sağlanması
  • Kanalizasyon atıklarının uygun bir şekilde uzaklaştırılması
  • Kişisel hijyenin sağlanması, ellerin sık sık temiz su ve sabunla yıkanması
  • Aşılanma

 

Hepatit B, Hepatit C ve Hepatit D

Hepatit B ve C hastalığına sebep olan virüsler sessizdir. Pek çok insan farkında olmadan bu virüsü almış olabilir ve hiçbir belirti olmaksızın bu virüsü taşıyabilir. Hepatit B % 5-10 oranında ( bebeklerde % 90, çocuklarda % 50) kronikleşir, hepatit C ise % 70-85 oranında kronikleşir. Bu nedenle de her iki hastalık erkenden tanınamazsa ciddi bir sağlık sorunu oluşturmakta olup, tedavi edilmezlerse her iki virüs de karaciğer sirozuna neden olabilir. Siroz ise kanama, asit, koma, karaciğer yetmezliği, karaciğer kanseri gibi yaşamı tehdit eden hastalıklar ya da ölüm ile sonuçlanabilir. Uzun süreli Hepatit B hastalığında siroz ortaya çıkmadan önce de karaciğer kanseri görülebilir. Hepatit D virüsü ise yapısal olarak bir virüs olup, hastalık yapabilmesi için hastanın Hepatit B virüsünü taşıyor olması gerekmektedir. Kronikleşme oranları da Hepatit B ye benzerlikler gösterir. Hepatit C’nin tedavisinde son birkaç yılda devrim niteliğinde ilerlemeler sağlanmış olup, ağızdan alınan özgün ilaçların ( anti-viral) en fazla 6 aya varan kullanımları ile % 100 lere  varan başarı oranları elde edilebilmektedir. Hepatit B ve Hepatit D tedavisinde ise ilaçlarla ( interferon ve ağızdan alınan ilaçlarla (anti-viral) hastalığın siroza ve/ veya karaciğer kanserine ilerlemesi durdurulabilmektedir. 

Hepatit B ve Hepatit C hastalıklarının bulaşma yolları şunlardır:

  • Kan ve diğer vücut sıvılarıyla bulaşma
  • Deri bütünlüğünün bozulduğu durumlarda (kesik-açık yara vb) mikrobun bulaşması
  • Cinsel ilişki
  • Hepatit taşıyıcı gebeden bebeğine bulaşma

 

 

Hepatit B ve hepatit C risk Grupları:

 

  • Hepatit B' ve hepatit C’li anneden doğan bebekler,
  • Hepatit B taşıyıcısı ile aile içi temas edenlerden aşısız olanlar,
  • Çok sayıda cinsel eşi olanlar ve para karşılığı cinsel ilişkide bulunanlar,
  • Kan ve kan ürünleri kullananlar,
  • Hemodiyaliz uygulanan kişiler,
  • Damar içi ilaç bağımlıları,
  • Hasta ve hasta çıkartıları ile teması bulunan tüm sağlık personeli
  • Toplu halde bulunulan yerlerde (okullar, kreşler, kışlalar, yurtlar, huzurevleri, v.b.) yaşayanlar,
  • Steril olmayan aletlerle yapılan sünnet ve kulak delme gibi işlemler
  • Berberler, kuaförler, manikür-pedikürcüler, itfaiye personeli, askerler, polis memurları, kazalarda ve afetlerde ilk yardım uygulayan kişiler de risk grubunda yer almaktadır.

Hepatit B ve Hepatit C tipi sarılık mikroplarından korunmak için dikkat

edilmesi gereken kurallar şunlardır:

  • Tıraş bıçağı, diş fırçası, diş macunu, küpe, tırnak makası gibi kişisel malzemeleri diğer insanlarla paylaşmaktan kaçınılmalı,
  • Dövme veya piercing yaptırırken temiz iğneler kullanıldığından emin olunmalı,
  • Berbere gidildiğinde kullanılmamış traş bıçağı ve steril edilmiş ustura kullanıldığından emin olunmalıdır,
  • Cinsel ilişki sırasında, özellikle çok eşli durumlarda, mutlaka prezervatif kullanılmalıdır,
  • Uyuşturucu kesinlikle kullanılmamalı,
  • Sağlık görevlileri enjeksiyon uygulamasını güvenli yöntemlerle gerçekleştirmeli, tek kullanımlık enjektör kullanılmalı,
  • Gebeler mutlaka B ve C tipi sarılık mikrobu olup olmadığına ilişkin test yaptırmalı,
  • Ailede (özellikle anne baba kardeş eş gibi yakın akrabalarda) sarılık hastası, siroz veya karaciğer kanseri hastası varsa mutlaka test yaptırmalı

 

Aşılanma:

Hepatit A ve B virüsünden korunmanın en etkili yolu aşılanmaktır. Ülkemizde  Hepatit A aşısı, çocuklara 18. ay ile 24. ayda ücretsiz uygulanmaktadır.

Hepatit B aşısı da güvenli ve etkili bir aşıdır. Ülkemizde Hepatit B aşısı, 1998 yılından beri her yeni doğan bebeğe ücretsiz olarak doğum yapılan hastanelerde ve aile hekimliğinde uygulanmaktadır. Hepatit B aşısı bebeklere doğumda, 1.ayın sonunda ve 6.ayın sonunda; çocuklara ve risk grubunda olan kişilere 0.-1.-6. aylarda toplam 3 doz ücretsiz olarak sağlık kuruluşlarımızda uygulanmaktadır. Hepatit C hastalığına karşı aşı henüz bulunmamaktadır.

Hepatit tanısı alan kişilerin mutlaka tedavi olmaları ve sağlıklı yaşam yöntemlerini uygulamaları kendileri ile çevresinin sağlığı açısından çok önemli olduğu unutulmamalıdır.

Türkiye’de 28 temmuz dünya hepatit günü

Türkiye’de  yaklaşık 3 milyon Hepatit B, 500 bin Hepatit C virüsü ile infekte hasta bulunmaktadır.  Bu populasyon içinde farkındalık oranı çok düşük olup, hepatit viruslarını taşıdığını bilenlerin oranı ise yalnızda %10 düzeylerindedir. Dolayısı ile kronik viral hepatitlerle ilgili olarak ülkemizin en önemli sorunu farkındalıktır. Ülkemizde de Türk Karaciğer Araştırmaları Derneği (TKAD) , Hepatitle Yaşam Hasta ve Hasta Yakınları Toplumsal Bilgilendirme, Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği (HepYaşam) , Viral Hepatitle Savaşım Derneği (VHSD),  T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da 28 Temmuz 2016 Dünya Hepatit Günü için çeşitli Kurumunun önderliğinde Türkiye Viral Hepatit Önleme ve Kontrol Programı’ oluşturuldu. etkinlikler planlanmıştır. Hepatitlerin neden olduğu sarılık tablosunu vurgulamak amacıyla katılımcıların sarı renkli tişörtler giyerek etkinlikte bulunmaları öngörülmüştür. Amaç özellikle hepatit B ve C konusunda toplumsal farkındalığı arttırmak, korunma önlemleri ve hasta olanların tedavi olmaları konusunda duyarlılık sağlamak ve bilinçlendirmektir.

 

                                                             Prof. Dr. Nihat Akbayır
                                                             Gastroenteroloji ve Hepatoloji uzmanı

                                                             Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi

                                                             Gastroenteroloji bölümü