Ayın Konusu

31 Ekim Meme Kanseri Bilinçlendirme Ayı

Maltepe Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Abut Kebudi’ye göre, Türkiye’de meme kanserinin genç yaşta görülme oranı Batı’ya göre daha fazla. Aynı zamanda Marmara Anadolu Yakası Meme Hastalıkları Sürekli Eğitim Toplantıları (MAYMET) Derneği’nin de kurucu üyesi olan Prof. Kebudi’nin meme kanseriyle ilgili verdiği bilgiler şöyle:
Erken tanı oranı düşük
ABD’de ve Avrupa ülkelerinde her 7 kadından 1’i hayatının bir döneminde meme kanserine yakalanıyor. Türkiye’de ise tam bir istatistik yok ama aslında çok sık görülmüyor.

Buradaki sorun şu: Batı’da erken tanı yaygın ve bu yüzden hayatını kaybeden insan sayısı az. Türkiye’de ise meme kanseri çok sık görülmese de erken tanı oranı düşük. Dolayısıyla, meme kanseri bizde çok daha fazla can yakıyor. Ankara’nın batısında erken tanı oranları giderek yükseliyor. Ama Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimizde erken tanı yok denecek kadar az. Genç hasta Batı’ya oranla fazla Meme kanseri en çok 40 yaşından sonra görülüyor. Ama Türkiye’de 30-40 yaş arasında meme kanserine yakalananlar Batı’ya göre daha fazla. Yani genç yaşta kanser oranı bizde daha fazla. Meme kanserleri, yüzde 5 ile 10 arasında değişen bir oranda genetik faktörlere bağlı. Yüzde 90 civarında ise nedeni bilinmiyor. Çevresel faktörler, tükettiğimiz gıdalar, beslenme biçimi ve stresin etkili faktörler olduğunu biliyoruz. Batı tipi yaşam tarzına sahip kadınlarda meme kanseri daha sık görülüyor. Örneğin, Uzakdoğu’da meme kanserine yakalanma oranları çok düşük seviyelerde seyrediyor. Radyasyon korkusu gereksiz
Kilolu insanlarda meme kanseri daha çok görülüyor. Menopozdan sonra kadınların hormonal dengeler nedeniyle kilo alma olasılığı artıyor. Zayıf olanlarda ve düzenli olarak egzersiz yapanlarda ise meme kanserinin daha az görüldüğü bilimsel olarak ispatlandı. Yani kilo, meme kanseri açısından da başa bela.
35 yaşına kadar doktor gerekli görürse ultrason çektirmekte yarar var. Mamografi ise, 35 yaş öncesinde meme yapısı yoğun olduğu için çok faydalı değil. Bugün artık özellikle öne çıkan dijital mamografilerde verilen radyasyon dozu çok çok düşük. O açıdan radyasyon miktarından korkulması gereksiz. Yılda bir mamografi çektirmenin zararı yok. 40 yaştan sonra ise düzenli olarak yılda bir muayeneye gitmek ve mamografi çektirmek önemli. Doktor kontrolüyle erken tanı mümkün.
Erken tanı, kişinin normal yaşamını sürdürebilmesi açısından hayati önem taşıyor. Ayrıca, daha az cerrahi operasyona sebep olması ve kemoterapi gibi birtakım tedavilerin daha sınırlı yapılması bakımından da oldukça önemli. Yani ne kadar erken tanı, o kadar az tedavi ve daha iyi sonuç.
Prof. Kebudi, erken tanı için yapılması gerekenleri de şöyle sıralıyor: “20 yaşından itibaren, menopoza girene kadar, kişi kendini âdet dönemi bittikten sonraki 4-5 gün içinde ayda 1 muayene etmeli. Menopozdan sonra ise her ayın belli bir gününde yine kendi kendine muayene şart. Doktor muayenesine gelince: Şikâyet olmasa bile 20-40 yaş arası üç yılda, 40’tan sonra ise yılda bir doktora gitmek erken tanı için çok önemli.”