Tetkik Hazırlıklar

Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri Merkez Laboratuvarı

Laboratuvara örnek vermeden önce bilinmesi gerekenler:

 

Laboratuvar testleri, örnek alımından sonuçlanmasına kadar üç aşamadan geçmektedir. Örnek alınmadan önceki aşama (preanalitik dönem), örneğin alınarak laboratuvarda analiz edildiği aşama (anailitik dönem) ve sonuçların raporlandığı aşama (postanalitik dönem).  Preanalitik dönem, örneğin henüz alınmadığı dönem olduğundan buradaki olayları, örneği verecek kişiden başkası kontrol edemez ve bu durumlar doğrudan sonuçları etkilemektedir. Dolayısı ile laboratuvara örnek vermeden önce bilinmesi gerekenler aşağıda belirtilmiştir.

 

Günlük biyolojik ritim, egzersiz, açlık, diyet, ilaç alınması, alkol veya sigara kullanılması birçok laboratuvar tetkikini etkilemektedir. Glukoz, kortizol, demir, vitamin B12, folat, parathormon, TSH, kolesterol ve diğer kan yağları  gibi testlerin seviyeleri sabah ve öğleden sonra, ayrıca aç ve tok olmanıza bağlı olarak hastalığınızın teşhisini etkileyecek kadar oynamaktadır. Bu nedenle, birçok laboratuvar tetkiki için sabah ve 10-12 saat açlık sonrası örnek verilmesi gerekmektedir. Bu durum için “sabah açlığı” terimi kullanılmaktadır. “Uzamış açlık” olarak tabir edilen, gün içindeki 10-12 saatlik açlık, laboratuvar test sonuçlarını olumsuz etkilediği için öğleden sonraya sarkmış açlık sonrası alınan testler doğru sonuç vermemektedir.

Alkalen fosfataz (ALP)  enzimi ayrıca B ve O kan grubundakilerde özellikle yağlı yemeklerden 2 saat sonra artış göstermektedir. Tüm bunlara ek olarak, yemeklerden sonra kanda artan şilomikronlar serum veya plazmada bulanıklık yaparak ölçüm yapılan metodların yanlış sonuçlar vermesine neden olabilmektedir. Bazı gıdalar kan ve idrarda test sonuçlarını etkilemektedir. Serotonin ve katekolamin ölçümleri beslenmeden büyük oranda etkilenmektedir.

Fiziksel hareketlerin bazı laboratuvar testleri üzerine etkileri bulunmaktadır. Egzersiz sonrası laktat, kreatinin kinaz (CK), AST, LDH yükselir ve koagülasyon, fibrinoliz, trombositler aktive olabilir. Bu değişiklikler egzersiz sonlandırıldıktan kısa bir süre sonra normale döner. Egzersizin uzun süreli etkisi olarak CK, AST, LDH ile bazı hormonları yükselttiği (testosteron, androstendion gibi) bilinmektedir. Dolayısı ile laboratuvar örneği vermeden önce yarım saat kadar dinlenmiş olmanız önemlidir.

Alkol kullanımı plazma laktat, ürik asit ve trigliserid düzeylerini arttırabilmektedir. Yükselmiş HDL-C (iyi kolesterol), GGT, ürik asit ve MCV değerleri kronik alkol kullanımı ile ilgili olabilmektedir.
Sigara kullananlarda hemoglobin, plazma katekolaminleri ve serum kortizolü yükselmektedir. Bu hormonlardaki değişiklikler nötrofil, monosit gibi beyaz kan hücrelerinin sayısını arttırırken, eozinofil hücre sayısını düşürler. Yine kronik sigara kullanımı sonucunda, hemoglobin konsantrasyonu, eritrosit (kırmızı kan hücresi), lökosit (beyaz kan hücreler) sayıları, CEA (karsinoembriyojenik antijen) düzeyleri artış göstermektedir.

İdrarda VMA (vanilmandelik asit), HVA (homovanilik asit) ve 5-HIAA (5-hidroksi indol asetik asit), idrarda ve plazmada metanefrinler ve serotonin testleri, günlük alınan gıdalardan ve kullanılan ilaçlardan çok etkilenmekte ve bunlara bağlı olarak sonuçlar teşhisi yanıltacak kadar farklı olabilmektedir. Laboratuvarımızda bu testler için hazırlanmış ayrı idrar kapları ve diyet listesi bulunmaktadır, bu materyal ve listeyi almadan idrar toplmaya başlamayınız.


24 saatlik idrar toplanması

Yirmidört saatlik idrar toplamaya başlayacağınız sabah uyandıktan sonra ilk idrarınızı tuvalete boşaltın, saati not edin (örneğin sabah saat 08:00). Bu andan itibaren tüm idrarınızı gündüz ve gece boyunca (bir damlası bile dışarı bırakılmadan), dikkatlice toplama kabına biriktirin. Ertesi sabahki ilk idrarınızı da (örneğin ertesi sabah saat 08:00'deki idrarınız) toplama kabına ekleyerek, idrar toplama işlemini tamamlayınız. Bekletmeden laboratuvara getiriniz. İdrar toplama süresince, toplama kabınızı güneşten koruyarak, soğuk bir ortamda tutunuz. 24 saatlik idrar biriktirme kabınızı laboratuarımızdan temin edebilirsiniz.
 İdrar toplama sırasında size koruyucu bir madde verildi ise: Bu maddeler yakıcıdır! Çocuklardan uzak tutunuz. Elinize temas ederse derhal bol su ile yıkayınız. Dikkatlice açarak, toplama kabına yavaşça boşaltınız. Her idrar ilavesinde tüm idrarı karıştırınız. Birinci idrar toplama kabı dolarsa, başka idrar toplama kabına geçtiğinizde bir önceki kapta bulunan idrarın yaklaşık yarısını da bu kaba karıştırınız.


 

 

 

ÖRNEK ALMA

İDRAR

        İdrar örneklerinin alınması ve laboratuvara ulaştırılmasında; idrar toplama yöntemi, idrar kapları ve saklama koşulları gibi değişkenler, analiz sonuçlarını etkileyerek tanı ve tedavi kararlarında yönlendirici oldukları için çok önemlidir.

      İdrar örnekleri şişe, plastik bardak gibi kaplara alınmamalıdır. Her zaman laboratuvardan temin edilen steril kaplara alınmalıdır.

   Orta akım idrarı idrarda bakteri kültürü için önerilen toplama şeklidir. Ürogenital bölgenin temizliği için gerekli tüm malzemeler ve laboratuvar görevlilerinden temin edilir. Temizlik işleminden sonra bir miktar idrar dışarı yapıldıktan sonra gelen idrar kaba alınır.

Örnek en kısa sürede laboratuara ulaştırılmalıdır.

Sondalı hastalardan evde örnek alınmamalıdır. Laboratuar personelimiz örnek alma konusunda size yardımcı olacaktır.

Tüberküloz kültürü istemlerinde 3 gün üst üste alınan sabah ilk idrar uygun örnektir.

BALGAM :

Balgam örnekleri çoğunlukla solunum yolu patojenlerini tesbit amacıyla istenir.  Balgam örnekleri şişe, plastik bardak gibi kaplara alınmamalıdır. Her zaman laboratuvardan temin edilen steril kaplara alınmalıdır.

Ağzınızı suyla çalkaladıktan sonra güçlü bir öksürmeyle çıkarılan balgam steril kaba tükürülür. Örnekle birlikte tükürük veya post-nazal akıntı olmamalıdır.

Tüberküloz kültürü istemlerinde 3 gün üst üste alınan sabah balgam örneği uygun örnektir.

DIŞKI :

Dışkı örnekleri çoğunlukla viral / bakteriyel diyare etkenlerini bulmak, parazit ve parazit yumurtası aramak, gastrointestinal sistem kanamalarını (gizli kan) saptamak amacı ile kullanılır.

Kültür için örnek toplanması

Dışkı örneğinin toplanması

  • Laboratuvardan temin edilen kaba, hasta tarafından toplanır.
  • Dışkı, kuru bir kaba yapıldıktan sonra plastik veya tahta kaşıkla, burgulu kapaklı transfer kabına da aktarılabilir.
  • Tuvalet kağıtları örnek toplamada kullanılmamalıdır.
  • Bebeklerde, ters çevirilmiş (plastik kısmı iç tarafa gelecek şekilde bağlanmış) çocuk bezi kullanılmalıdır (bezin dışkıyı emmemesi için).

 

 

Örnek toplanırken dikkat edilmesi gerekenler

  • Dışkıya kesinlikle idrar karışmaması gerekir.
  • Dışkının mukuslu, cerahatlı ve kanlı yerlerinden örnek alınmalıdır.
  • Dışkı incelemeleri için fındık büyüklüğünde (1-2 g) dışkı yeterlidir.
  • Dışkı toplandıktan sonra en kısa sürede (1 saat) laboratuvara gönderilmelidir.

Parazit aranması için örnek toplanması

Parazit ve parazit yumurtalarının saptanabilmesi için de, 3 gün arka arkaya örnek toplanıp laboratuvara gönderilmesi tercih edilir.
Örneğin taze, kurumamış olması gerekir, özellikle amip aranacak örnekler, yarım saat içerisinde laboratuvarda olmalıdır.
Örnek verilmeden önce radyolojide kullanılan kontras maddelerden alınmamış olması gerekir.

Enterobius vermicularis aranması (Selofan band yöntemi)
Kıl kurtları, sabah erken saatlerde anüs etrafına yumurta bıraktıkları için, bu bölgeden selofan band yöntemi ile alınan örnek, bir lam üzerine yapıştırılarak laboratuvara gönderilir. Bu konuda, laboratuvar görevlilerince ayrıntılı bilgi verilecektir.

Dışkıda gizli kan için örnek toplanması
Laboratuvara, örnek kabı içerisinde dışkı gönderilebileceği gibi, laboratuvardan alınan test kartlarına dışkı sürüldükten sonra geri gönderilerek de gizli kan bakılması sağlanır.

KAN BAĞIŞI :

Ülkemizde genel olarak kan bağışlama alışkanlığının yerleşmemiş olması kan ve kan ürünleri açısından bir kaynak darlığı oluşturmaktadır. Bu nedenle hastanemizde, acil kan ihtiyacı olan, ameliyat olacak veya kronik kan hastalığı nedeni ile sürekli kan alması gereken hastalarımız için gerekli kanı, onların yakınlarından veya çevremizdeki kan verme duyarlılığı gösteren kişilerden yararlanarak, temin etmeye çalışıyoruz. Kan bağışlamak tamamen gönüllülük esasına dayanır, hiç kimse bir diğerini kan bağışı için zorlayamaz !

Kan bağışında bulunmadan önce bunun için uygunluğunuzu lütfen kontrol ediniz !

Kimler kan bağışlayabilir ?

  • 18-60 yaş arasındaki kadın ve erkekler,
  • Vücut ağırlığı 50 kg'ın üzerinde olanlar,
  • Tansiyon problemi olmayanlar,
  • Ateş olmalıdır,
  • Kansızlık saptanmayanlar,
  • Son bağış tarihi üzerinden en az üç ay geçmiş olanlar.

 

 

Kimler kesinlikle kan bağışı yapamazlar?

  • Hbsag, hcv, anti-hiv veya vdrl testi pozitif olanlar,
  • Kalp hastaları,
  • Astım hastaları ve allerjisi olanlar,
  • Epilepsi hastaları (sara hastalığı olanlar),
  • Yüksek tansiyonu olanlar,
  • Sürekli ilaç kullananlar,
  • Hamile bayanlar,
  • Kalp hastaları,
  • İmmun yetmezliği olan hastaların 1.dereceden yakınları.

Kan bağışında bulunmadan önce, gönüllü vericilerin kan vermelerinin kendileri açısından uygunluğu kontrol edilir. Bu nedenle, kan sayımı için önce bir tüp kan alınır, tansiyon ve nabız kontrol edilir. Eğer bunlar uygun ise kan verecek kişinin arkadaki sorgulama formunu doğru olarak doldurması istenir.

Kanınız, B ve C tipi sarılık, AIDS ve FRENGİ gibi hastalıklar yönünden kontrol edilmiş olacaktır. Kan verme işlemi sırasında her kişi için ayrı steril iğne ve kan seti kullanılmaktadır.

“Donör Sorgulama Formun”daki sorular kan vericisi ve kanı alacak olan kişiyi korumak amacıyla düzenlenmiştir. Unutmayınız ki verdiğiniz kan korumasız, şuuru kapalı, kanı reddetme şansı olmayan masum bir hastaya ya da yeni doğmuş bir bebeğe verilebilir.

Örneğin AIDS virüsü taşıyor olabilir, kendinizi iyi hissetseniz dahi bu virüsü bulaştırabilirsiniz. Formu doldurduğunuzda kafanızda kan verme konusunda hala şüpheleriniz varsa kimseye bir açıklama yapmadan Kan İstasyonunu terkedebilir veya Kan İstasyonunu sorumlusu ile özel olarak görüşebilirsiniz.