Ayın Konusu

Fibromiyalji

Her koşulda tedavisi gerekmektedir. Bir hastalık hali diyoruz; çünkü Dünya Sağlık Örgütü uzun süreli olan ağrıyı bir hastalık olarak kabul etmiştir.  Başlık, içinde olduğumuz haftaya uygun pozitif ayrımcılık yaparak, kadınların daha çok muzdarip olduğu konuyu hedef almıştır. 

Erkekler, kadınların çektiği ağrıların aynısını veya benzerini çekiyor olsalardı hiç kuşkusuz ki dünya çekilmez olurdu. Bünye olarak kadın, bilinenin aksine erkekten daha fazla ağrıya dirençlidir. Fakat duygularını saklayabilme yetenekleri veya çoğu zaman da çaresizlikleri onları yanlış anlaşılmalara mahkum etmektedir. Özellikle günümüzde kadınların çok çektiği, birçok hekim dolaşmasına rağmen tanısı konulamayan ve sonuçta psikolojik denilen bir hastalığı, ‘’Fibromiyalji’’i yazacağız.

Fibromiyalji

Fibromiyalji, yaygın kas ağrısı, uyku bozukluğu ve yorgunluğun çoğu kez birlikte bulunduğu kronik bir ağrı sendromudur. Özellikle sırt, boyun, omuzlarda ve kalçalarda belirgin olmak üzere yaygın ağrısının olduğu bir kas iskelet sistemi hastalığıdır. Her yaşta ve her iki cinste görülebilmekle birlikte en sık 25-55 yaşlar arasında ve kadınlarda erkeklerden daha fazla görülmektedir. Her 10 kadına karşılık yalnızca 1 erkekte fibromiyalji görülmektedir. Eklemlerde hareket kısıtlılığına yol açmayan ancak kişinin yaşam kalitesini bozan kronik bir hastalıktır. Hastalığın nedeni bilinmemekle birlikte stres, kaygı, depresyon, ağır çalışma temposu, rutubetli ortam, uyku bozuklukları, uzun süre bilgisayar kullanımı gibi birçok durumla ilişkilidir.

Fibromiyalji hassas, mükemmeliyetçi kişilerin hastalığıdır. Bu hastaların çevresindeki insanlardan birçok beklentisi vardır. Her şey zamanında ve doğru düzgün yapılmalıdır. Bu kişiler bir o kadar da vericidir. Yakın çevresi de onlardan daimi olarak bazı beklentiler içerisindedir.  Fakat bu beklentileri karşılayacak güçleri ve sabırları ise son zamanlarda artık yoktur. Herkesten fazla yorulur, üzülür.  İş verimleri kısa zamanda çok düşer.  Bu yüzden çok sık iş değiştirirler,boşanmalara sık rastlanır. Yakın çevresi ile iletişim problemi yaşar.

3 aydan daha uzun süren, vücutta yaygın ağrı ve 18 hassas noktadan en az 11’ de üzerine bastırmakla aşırı hassasiyetin meydana gelişi fibromiyalji tanısının olmazsa olmaz ilk şartıdır.

Fibromiyalji de, laboratuar, röntgen gibi herhangi bir kesin tanı yöntemi yoktur.
Fibromiyalji sendromunda klinik tabloyu oluşturan bulgu ve belirtiler çok çeşitlidir. Temel belirti ve bulgular kronik yaygın ağrı ve belli bölgelerde hassas noktalardır. Yorgunluk, uyku bozukluğu, sübjektif şişlik hissi, uyuşmalar, baş dönmesi, güçsüzlük hastalığın çok sık rastlanılan belirtileridir. Yapılan kan testleri ve radyolojik incelemeler normal sonuç verir. Fibromiyalji teşhisi anemnez( hastalık hikayesi) ve klinik muayene ile konur.

Tedavi
Tedavide birinci adımı, hasta eğitimi oluşturuyor. Çünkü hastalığın gerçek olduğu, ağrının şiddetli olsa bile yaşamı tehdit etmediği, şekil bozukluğu ve sakatlığa neden olmadığının anlatılması gerekiyor. Uzun süren bir hastalık olduğu için zaman içinde belirtilerde dalgalanmalar, artmalar ve azalmalar olabiliyor. Kesin bir tedavisi olmamakla birlikte, atakların şiddeti ile sıklığını azaltan çok sayıda tedavi yöntemi mevcut. Tedavide amaç; ağrı kontrolünü sağlamak, uykuyu düzenlemek, yorgunluk ve depresyon gibi duygu durum bozukluklarını ortadan kaldırmaktır. Bunun için antidepresanlar, klasik ağrı kesiciler, lokal sıcak ve fizik tedavi uygulamalarının yanı sıra elektriksel akımlardan oluşan fizik tedavi yaklaşımları ve masaj gibi çeşitli yöntemlere başvuruluyor. Bu tür tedaviler ve yaşam biçimi değişiklikleri ile fibromiyaljinin belirtileri kontrol altına alınabiliyor.

Yaşam Biçiminin Değişimi

Spor: Düzenli egzersiz yapıldığında ağrıların şiddeti azalıyor, hatta tamamen kaybolabiliyor. Genellikle germe ve gevşeme egzersizlerinin yanı sıra yürüme, yüzme veya bisiklet gibi düşük etkili hafif aerobik egzersizler öneriliyor.

Beslenme: Dengeli beslenin. Meyve ve sebzeden zengin bir beslenme şekli, kaslarınız için gerekli olan eser elementler ile mineralleri sağlar. Aşırı şekerli gıdalar almayın, kafein alımını azaltın, alkol ve sigara kullanmayın.

Uyku: Düzenli uyuyarak fiziksel ve psikolojik olarak rahatlayın. Aynı saatte yatıp, aynı saatte kalkın. Gündüz uyumaktan kaçının.

Hareket: Hareketli bir yaşantı sürün. Yüzün, yürüyün, bisiklet gibi aerobik egzersizleri yapın. Asansör yerine merdivenleri tercih edin. Aracınızı bir durak uzakta park edip gideceğiniz yere kadar yürüyün.

Psikoloji: Çevrenizde varsa destek gruplarına katılın. Stresli yaşam stilinizi değiştirin. Meditasyon ile stresten arının. Gevşemek için her gün kendinize zaman ayırın. Hastalığın sebepleri değil, çözümleri üzerinde durun. Aktif kalın.