Ayın Konusu

Dünya Parkinson Hastalığı Günü

PARKİNSON HASTALIĞI

 

Parkinson Hastalığı, ileri yaşta ortaya çıkan ve demanstan sonra ikinci sıklıkta görülen bir hastalıktır. 60-65 yaşlarından sonra görülme sıklığı giderek artar.

Türkiye’de 120.000 civarında Parkinson hastası olduğu tahmin edilmektedir. Hastaların yaklaşık %60’ı  tedavi altında değildir. O nedenle hastalığın belirtilerinin fark edilmesi önem taşımaktadır.

 

Hastalığın belirtileri çok kez yaşlılığa bağlanır ve doktora başvurulmaz.

En önemli belirtisi tek elde istirahat halinde görülen para sayar tarzda titremedir.

Diğer belirtileri öne bükülerek yürüme, yürürken ayak sürümeye başlama, yürüme dahil tüm hareketlerde yavaşlama, yazının küçülmesi ve denge bozukluğudur.

Yutma güçlüğü, salya akması, sık idrara çıkma, kabızlık, omuz ve kol ağrısı  şeklinde belirtileri de mevcuttur. Ilımlı unutkanlık, depresyon eşlik edebilmektedir. Hastalığın ilerlemesi ile yürüme sırasında donma şeklinde olduğu yerde kalakalma, düşme atakları olabilmektedir.

 

Hastalığın tanısı bu klinik bulgular ve nörolojik muayene ile konur.

Beyinde dopamin üreten hücrelerin yaşlanma ile fonksiyonlarını kaybetmesine bağlı olan bu hastalığın tedavisi mümkündür. Dopamin içeren ilaçlarla hastalığın  bulguları kontrol altına alınır. En önemlisi hastaların yaşam kaliteleri yükselir, günlük hayat aktiviteleri kolaylaşır.

 

Hastaların 3-4 ayda bir kontrol altında olmaları gerekir. Hastalık ilerleyici olduğu için ilaç dozlarının ayarlanması ve ilaç yan etkilerinin kontrol altına alınması için kontrol muayeneleri önemlidir. Dopa içeren ilaçların vücutta bükülmeler şeklinde aşırı hareketlere neden olma, şüpheler, kıskançlık şeklinde pskiyatrik  yan etkileri olabilmektedir. Bu nedenle hastaların yakın takip altında olmaları gerekmektedir.

 

Ağızdan verilen ilaçların yeterli olmadığı durumlarda pompa tedavileri uygulanabilmektedir.

 

Seçici vakalarda beyinde dopamin salgılayan bölümlere cerrahi olarak elektrot yerleştirme şeklinde “beyin pili- derin beyin stimülasyonu” ameliyatları yapılabilmektedir.

 

İlaçla tedavi kadar önemli olan başka bir nokta, bu hastalarda günlük eksersizlerin devamlılığıdır. Eklem hareketliliğinin sağlanması açısından Parkinson hastalarında fizyoterapi ve  eksersizler tedavinin tamamlayıcı elemanlarıdır. Yürüyüş, yüzme, ve yapılabilirse plates, yoga gibi eksersizler hastalığı olumlu yönde etkilemektedir.

 

Çok nadir olmakla birlikte genç yaşlarda görülen ailevi özellik gösteren Parkinson hastalığının değişik formları da mevcuttur. Genç yaşta Parkinson olmaz şeklinde ön yargı ile bu hastalar da hastaneye başvurmamakta ve günlük yaşam aktiviteleri çok kısıtlı kalmaktadır.

 

Parkinson plus adı verilen, tedaviye dirençli özel sendromlar da mevcuttur.

 

Sağlık hizmetlerinin yaygınlaşması ve kalitesinin yükselmesi ile Türkiye’nin her bölgesinde Nöroloji uzmanları hastalara etkin tedavi planlamakta ve takip edebilmektedir. Parkinson Hastalığı Derneği web sayfasında hastalık , tedavi, yan etkiler, eksersizler, ortaya çıkabilecek problemler hakkında hastalara destek vermektedir. 11 Nisan Dünya Parkinson Günü nedeniyle hastalık konusunda farkındaliğin arttırılması büyük önem taşımaktadır.

 

 

Nöroloji Anabilim Dalı Başkanı
Prof.Dr. Sibel KARŞIDAĞ